15 Temmuz 2026 Çarşamba

Zafer Partisi'nden Ekonomik Buhrana Uyarı-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Giresun'dan Ekonomi Mesajı Verdi

Hukuktan Uzaklaştıkça Kriz Derinleşiyor

Türkiye'nin Çıkış Yolu Üretim, Hukuk ve Planlı Kalkınmadır

Zafer Partisi Lideri Özdağ, Ekonomik Krizin Çözümü İçin Parti Programını İşaret Etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, yalnızca kürsüde değil, sahada da çözüm üreten bir lider profili çiziyor. Tıpkı Atatürk gibi yurdu karış karış gezerek halkın nabzını tutan Özdağ, Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize’yi kapsayan Doğu Karadeniz turunda esnaf, çiftçi ve sanayiciyle birebir görüşüyor. Bu kararlı ve bilge duruşu, onun sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda devlet aklına sahip bir vizyoner olduğunu gösteriyor. Çalışkanlığı ve halkın içinde olmayı ilke edinen Özdağ, Zafer Partisi’nin ekonomik programını anlatmak için gecesini gündüzüne katıyor.

Özdağ, "Türkiye’yi bu buhrandan çıkarmanın tek yolu, millî, üniter ve laik devlet anlayışından taviz vermeden hukuk devletine geri dönmektir" diyerek, partisinin bu konudaki kararlılığını ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Giresun'da düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisi, hukuk sistemi, tarım politikaları ve erken seçim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Doğu Karadeniz programı kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de saha çalışmaları gerçekleştireceklerini belirten Özdağ, ekonomik sorunların çözümünün üretim odaklı kalkınma, güçlü hukuk devleti ve planlı ekonomi anlayışından geçtiğini ifade etti.

"Ekonomik Buhranın Çözümü Zafer Partisi'nin Programında Var"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Özdağ, Türkiye'nin uzun süredir derinleşen ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, hükümetin üretici, sanayici, esnaf, çiftçi ve emeklilerin sorunlarına yönelik kapsamlı bir ekonomik program ortaya koyamadığını savundu.

Özdağ, Zafer Partisi'nin ekonomi programının; üretimi artıran, sanayiyi güçlendiren, tarımı yeniden ayağa kaldıran, yatırım ve istihdamı destekleyen, planlı kalkınmayı esas alan bir model üzerine kurulduğunu söyledi. Hukuk devleti ilkelerinin ekonomik güven açısından vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Özdağ, yatırım ortamının güçlenmesi için hukuk güvenliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Hukuk Devleti Güçlenmeden Ekonomik Güven Sağlanamaz"

Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Özdağ, "Türkiye hukuktan uzaklaştıkça ekonomik buhran derinleşiyor." ifadelerini kullanarak ekonomik istikrarın yalnızca mali tedbirlerle değil, hukuk sistemine duyulan güvenle mümkün olacağını savundu.

Özdağ, yatırımcı güveninin yeniden oluşturulmasının, üretim ekonomisinin desteklenmesinin ve sanayi politikalarının uzun vadeli planlamayla yürütülmesinin Türkiye açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

Planlı Ekonomi ve Üretim Vurgusu

Zafer Partisi Genel Başkanı, Türkiye'nin yeniden üretim gücünü artırması gerektiğini belirterek sanayi, tarım ve teknoloji yatırımlarının planlı biçimde desteklenmesini önerdi.

Parti programlarında;

üretim ekonomisinin güçlendirilmesi, yüksek katma değerli sanayi yatırımlarının artırılması, tarımın yeniden stratejik sektör haline getirilmesi, çiftçinin desteklenmesi, adil vergi sistemi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele, yatırım ve ihracat odaklı büyüme hedeflerinin yer aldığını ifade etti.

Fındık Üreticisine Destek Çağrısı

Karadeniz'in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık konusunda da açıklamalarda bulunan Özdağ, Türk üreticisinin dünya pazarında hak ettiği değeri alamadığını öne sürdü.

Tarım sektörünün planlama eksikliği nedeniyle rekabet gücünün zayıfladığını savunan Özdağ, Zafer Partisi'nin tarım politikalarının çiftçiyi merkeze alan yeni bir kalkınma modeli içerdiğini belirtti.

Erken Seçim Değerlendirmesi

Basın mensuplarının erken seçime ilişkin sorusunu da yanıtlayan Özdağ, seçim takviminin Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceğini ifade ederken, mevcut siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ, AK Parti'nin en zayıf dönemini yaşadığı görüşünde olduğunu belirterek çeşitli anket sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Bu ifadeler, Özdağ'ın siyasi değerlendirmeleri olarak kamuoyuyla paylaşıldı.

"Türkiye'yi Karış Karış Geziyor"

Doğu Karadeniz ziyaretleri kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de vatandaşlarla, esnafla, üreticilerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Ümit Özdağ'ın, saha çalışmalarını Türkiye genelinde sürdürdüğü belirtildi.

Zafer Partisi yetkilileri, Özdağ'ın Türkiye'nin dört bir yanında vatandaşlarla doğrudan temas kurarak sorunları yerinde dinlediğini, çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştığını ve parti programını anlatmaya devam ettiğini ifade ediyor.

Ekonomide Çözüm Mesajı

Zafer Partisi, Türkiye'nin ekonomik sorunlarının çözümünde üretim odaklı büyüme, planlı kalkınma, güçlü hukuk devleti, sanayileşme, tarımsal üretimin artırılması ve milli ekonomi politikalarının temel alınması gerektiğini savunurken, parti yönetimi bu hedeflerin ayrıntılarının ekonomi programında yer aldığını belirtiyor.

Özdağ, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının ancak üretimin güçlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve hukuka duyulan güvenin artırılmasıyla mümkün olacağını ifade ederek Doğu Karadeniz temaslarını sürdüreceğini söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

Zafer  Party Issues Warning on Economic Crisis

Ümit Özdağ Delivers Economic Message from Giresun

The Crisis Deepens as Turkey Moves Away from Rule of Law

Turkey's Way Out is Production, Justice, and Planned Development

Zafer Party Leader Özdağ Points to Party Program as Solution to Economic Crisis

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party (Zafer Partisi), is drawing the profile of a leader who produces solutions not only from the podium but also on the ground. Just like Atatürk, Özdağ travels the country from one end to the other, listening to the pulse of the people. During his Eastern Black Sea tour covering Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize, he meets one-on-one with tradesmen, farmers, and industrialists. This determined and wise stance shows that he is not just a politician, but also a visionary with state wisdom. Embracing diligence and being among the people as his principle, Özdağ works day and night to explain the Zafer Party's economic program.

Özdağ stated, "The only way to lift Turkey out of this crisis is to return to the rule of law without compromising the national, unitary, and secular state understanding," once again demonstrating his party's determination and visionary approach.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party, held a press conference in Giresun where he made assessments regarding Turkey's economy, legal system, agricultural policies, and the early election agenda.

Stating that they will carry out field studies in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize as part of the Eastern Black Sea program, Özdağ emphasized that the solution to economic problems lies in production-oriented development, a strong rule of law, and a planned economy approach.

"The Solution to the Economic Crisis is in the Zafer Party's Program"

Devoting a significant part of his speech to the economy, Özdağ pointed out that Turkey has been experiencing deepening economic troubles for a long time and argued that the government has failed to present a comprehensive economic program addressing the problems of producers, industrialists, tradesmen, farmers, and retirees.

Özdağ stated that the Zafer Party's economic program is built on a model that increases production, strengthens industry, revitalizes agriculture, supports investment and employment, and is based on planned development. Emphasizing that the principles of the rule of law are indispensable for economic confidence, Özdağ expressed that legal security must be re-established to strengthen the investment climate.

"Economic Confidence Cannot Be Achieved Without a Strong Rule of Law"

Evaluating the current situation at the press conference, Özdağ used the phrase, "As Turkey moves away from the rule of law, the economic crisis deepens," arguing that economic stability is possible not only through financial measures but also through trust in the legal system.

Özdağ stated that rebuilding investor confidence, supporting the production economy, and carrying out industrial policies with long-term planning are of critical importance for Turkey.

Emphasis on Planned Economy and Production

The Zafer Party Leader emphasized that Turkey must increase its production capacity and proposed that industrial, agricultural, and technology investments be supported in a planned manner.

He stated that the party's program includes: Strengthening the production economy, Increasing high value-added industrial investments, Making agriculture a strategic sector again, Supporting farmers, Establishing a fair tax system, Combating the informal economy, And achieving investment and export-oriented growth targets.Call for Support to Hazelnut Producers

Commenting on hazelnuts, one of the Black Sea's most important sources of livelihood, Özdağ argued that Turkish producers cannot get the value they deserve in the global market.

He stated that the agricultural sector's competitiveness has weakened due to a lack of planning and emphasized that the Zafer Party's agricultural policies include a new development model centered on the farmer.

Assessment on Early Elections

Responding to journalists' questions about early elections, Özdağ stated that the election calendar will be determined by the President while sharing his assessments of the current political landscape.

Özdağ expressed his view that the AK Party is going through its weakest period and shared his evaluations regarding various poll results. These statements were shared with the public as Özdağ's political assessments.

"Traveling Across Turkey from One End to the Other"

As part of his Eastern Black Sea visits, Ümit Özdağ came together with citizens, tradesmen, producers, and non-governmental organizations in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize. It was stated that his field work continues across Turkey.

Zafer Party officials stated that Özdağ is establishing direct contact with citizens all over Turkey, listening to their problems on-site, sharing solution proposals with the public, and continuing to explain the party's program.

Message of Solution in Economy

The Zafer Party advocates that Turkey's economic problems can be solved through production-oriented growth, planned development, a strong rule of law, industrialization, increased agricultural production, and national economic policies. The party leadership emphasizes that the details of these goals are included in the economic program.

Özdağ stated that Turkey's economic development can only be achieved by strengthening production, improving the investment climate, and increasing trust in the rule of law, and added that he will continue his Eastern Black Sea contacts.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Temmuz 2026 Salı

Güneş Et Restaurant Esenyurt'ta Dev Yatırım-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Lezzet Güneşi, Kasım Usta'dan Et Ziyafeti

Balıkesir Eti, Alevli Tabak, 50 Çalışan… Güneş Et Restaurant'nda Her Şey Zirve

Kamuya ve yemek kartı (Ticket ) Kullanıcısına Özel İndirim… Güneş Et Restaurant'ndan Herkese Hitap Eden Kampanya…

İşte Esenyurt'un En İyi Etçisi: Kasım Güneş ve Lezzet Ordusu

50 Kişiye İş, Yüzlerrce Misafire Lezzet... Güneş Et Kapılarını Açıyor

Genç Yaşta Başladığı Meslek Yolculuğunu Dev Bir Restoran Yatırımıyla Taçlandıran Kasım Güneş, Esenyurt'a Sadece Bir Restoran Değil, Yeni Bir Değer Kazandırıyor

Güneş Et Restaurant. Burası sadece bir lokanta değil, adeta bir et ve kebap üssü… İşte bu muhteşem mekanın ve arkasındaki usta ismin hikayesi.

Eşsiz Lezzetlerin Adresi

Güneş Et Restaurant, özellikle et ızgara çeşitleriyle damakları şenlendiriyor. Peki bu lezzetin sırrı ne mi? Balıkesir'den gelen özel hayvan kesimi etler mutfağa giriyor. Bu, lezzetin temel taşı. 

Menüde ise her damak tadına hitap eden bir zenginlik var:

Özel Alevli Tabakta Kelle Paça Çorba, Şifa niyetine, göz kamaştıran..

10 Numara Lahmacun, İncecik hamuru ve enfes harcıyla tam puanlık.

İşkembe Çorba ve Güney Mutfak Kebapları. Ünü Esenyurt'u aşacağı muhakkak. 

İşini Bilen Usta, Kasım Güneş

Bu lezzet şöleninin mimarı ise işletmenin sahibi Kasım Güneş. Kendisi sektörün içinde erken yaşlardan itibaren büyümüş, işini en iyi şekilde bilen bir usta. Onun tecrübesi ve et seçimindeki titizliği, restautantı Esenyurt'un en gözde mekanlarından biri haline getirmiş durumda. Kasım Usta'nın bu başarısı, sektöre olan hakimiyetinin ve kaliteye verdiği önemin en büyük kanıtı. 

Ekonomik dalgalanmaların yatırım iştahını azalttığı bir dönemde, Esenyurt'tan örnek gösterilecek bir girişimcilik hikâyesi yükseliyor.

Yıllardır yeme-içme sektörünün içinde bulunan, genç yaşlardan itibaren edindiği deneyimle işletmecilik kültürünü adım adım inşa eden iş insanı Kasım Güneş, şimdi bilgi birikimini ve tecrübesini Güneş Et markasıyla taçlandırıyor.

Doğan Araslı Bulvarı üzerinde hizmete girecek Güneş Et, yalnızca yeni bir restaurant değil; istihdamı, modern yapısı, güçlü mutfağı ve sosyal yaşam anlayışıyla Esenyurt'un dikkat çeken yatırımlarından biri olmaya hazırlanıyor.

Güneş Et Restaurant, sadece lezzetli yemekleriyle değil, aynı zamanda bölgeye sağladığı katkıyla da dikkat çekiyor. Müessesede 50 kişi çalışıyor ve bu da sanayi olarak önemli bir istihdam yaratıyor. 

Ayrıca lokanta, herkese hitap eden özel kampanyalarıyla da öne çıkıyor:

Kamu Personeline Ve Toplu Organizasyonlara Özel Avantajlar

Güneş Et, kaliteli hizmeti avantajlı fiyatlarla buluşturmayı amaçlıyor.

Bu kapsamda; Kamu kurumlarında görev yapan personele, Özel sektör çalışanlarına,Yemek kartı (Ticket) kullanan misafirlere,Toplu rezervasyonlara, Kurumsal yemek organizasyonlarına, Dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerine sunulacak., özel indirimler ve avantajlı fiyat uygulamaları

Fabrika Gibi Üretiyor, 50 Aileye Ekmek Kapısı Oluyor

Birçok işletme küçülmeye giderken Kasım Güneş tam tersini yaptı.

Yaklaşık 50 kişiye doğrudan istihdam sağlayan Güneş Et, yalnızca gastronomi sektörüne değil, Esenyurt ekonomisine de önemli katkı sunuyor.

Bu yatırım; emeğe, üretime ve insan kaynağına verilen değerin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.

Her yeni çalışan, bir ailenin umudu...

Her yeni yatırım ise Türkiye ekonomisine duyulan güvenin göstergesi...

Kasım Güneş'in yatırımı da tam olarak bu anlayışı yansıtıyor.

Tecrübe Lezzete Dönştü

Başarılı bir restaurantın temelinde yalnızca iyi bir mutfak değil, yılların biriktirdiği bilgi ve disiplin vardır.

Kasım Güneş'in uzun yıllara dayanan sektör deneyimi, Güneş Et'in mutfağına kalite anlayışı olarak yansıyor.

Özenle seçilen dana ve kuzu etleri...

Ustalıkla hazırlanan işkembe ve kelle paça çorbaları...Izgara çeşitleri...Kebaplar...Tava yemekleri...Dürümler...Pideler...Lahmacunlar...

Tatlılar ve zengin içecek seçenekleri...

Her tabak, lezzet kadar hijyen, kalite ve özen anlayışını da misafirlerle buluşturmayı hedefliyor.

Burası Sadece Restoran Değil... Yaşayan Bir Buluşma Noktası

Güneş Et, klasik restoran anlayışının ötesine geçiyor.Modern mimarisi...Şık salonları...Ferah oturma alanları...Çocuk oyun bölümü...Geniş bahçesi...Rahat otoparkı...

Aile dostu konsepti...

Profesyonel servis kadrosuyla her yaştan misafire konforlu bir ortam sunuyor.

İş toplantısından aile yemeğine...Doğum gününden nişana...

Dernek organizasyonlarından şirket yemeklerine kadar birçok etkinlik için ideal bir buluşma noktası olmayı hedefliyor.

Esenyurt'un Yeni Buluşma Adresi Olmaya Hazırlanıyor

Kasım Güneş'in vizyonuyla hayata geçirilen Güneş Et, yalnızca lezzet sunmayı değil; ailelerin güvenle vakit geçirebildiği, dostların buluştuğu ve özel günlerin keyifle kutlandığı bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor.

Güler yüzlü hizmet anlayışı, deneyimli mutfak ekibi ve misafir memnuniyetini merkeze alan yaklaşımıyla işletme, ilk günden itibaren bölgenin dikkat çeken adreslerinden biri olmaya hazırlanıyor.

8 Temmuz'da Kapılarını Açıyor

Esenyurt'un yeni lezzet merkezi olmaya hazırlanan Güneş Et, 8 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00'te düzenlenecek görkemli açılış töreniyle misafirlerini ağırlayacak.

Lezzete, kaliteye ve güçlü hizmet anlayışına önem veren herkesi buluşturacak bu yatırım, Esenyurt'un gastronomi hayatına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.

Kasım Güneş'in Mesajı Net… "Önce Kalite, Önce İnsan"

Yılların emeğini büyük bir yatırımla taçlandıran Kasım Güneş, oluşturduğu işletmeyle yalnızca sofralara lezzet sunmuyor; istihdamı destekleyen, ekonomiye katkı sağlayan ve Esenyurt'un sosyal yaşamına değer katmayı amaçlayan bir vizyon ortaya koyuyor.

Güneş Et...

Lezzetin ötesinde emek...

Tecrübenin ötesinde güven...

Esenyurt'un yükselen yeni değeri

yilmazparlar@yahoo.com

Major Investment in Esenyurt: Güneş Et Restaurant
Esenyurt's Sun of Flavor: A Meat Feast from Kasım Usta
Balıkesir Meat, Flaming Platter, 50 Employees… Everything at the Peak at Güneş Et Restaurant
Special Discounts for Public Sector and Meal Card (Ticket) Users… A Campaign that Appeals to Everyone from Güneş Et Restaurant…
Here is Esenyurt's Best Butcher: Kasım Güneş and His Flavor Army
Jobs for 50 People, Flavor for Hundreds of Guests... Güneş Et Opens Its Doors
Kasım Güneş, Who Started His Professional Journey at a Young Age and Crowned It with a Giant Restaurant Investment, Brings Not Just a Restaurant, but a New Value to Esenyurt
Güneş Et Restaurant. This is not just a diner, but a true base for meat and kebab… Here is the story of this magnificent venue and the master behind it.

The Address of Unique Flavors
Güneş Et Restaurant delights palates, especially with its grilled meat varieties. So, what is the secret of this flavor? Specially butchered meats from Balıkesir enter the kitchen. This is the cornerstone of the taste.
The menu offers a richness that appeals to every palate:

Special Flaming Platter with Head Trotters Soup, for healing, and it dazzles.

Number 10 Lahmacun, with its thin dough and superb filling, it's a perfect score.

Tripe Soup and Southern Cuisine Kebabs. Its fame will undoubtedly surpass Esenyurt.

A Master Who Knows His Job, Kasım Güneş
The architect of this flavor feast is the business owner, Kasım Güneş. He grew up in the sector from an early age and is a master who knows his job best. His experience and meticulousness in meat selection have made the restaurant one of Esenyurt's most popular venues. Master Kasım's success is the greatest proof of his command of the sector and the importance he places on quality.

At a time when economic fluctuations are reducing investment appetite, an exemplary entrepreneurship story is rising from Esenyurt.
Businessman Kasım Güneş, who has been in the food and beverage sector for years and built his management culture step by step with experience gained from a young age, now crowns his knowledge and experience with the Güneş Et brand.

A Gathering Point, Not Just a Restaurant
Güneş Et, which will be put into service on Doğan Araslı Boulevard, is not just a new restaurant; with its employment, modern structure, strong kitchen, and understanding of social life, it is preparing to become one of Esenyurt's remarkable investments.
Güneş Et Restaurant draws attention not only with its delicious food but also with its contribution to the region. The establishment employs 50 people, creating significant industrial employment.

Special Advantages for Public Personnel and Group Organizations
Güneş Et aims to combine quality service with affordable prices.
In this context: Personnel working in public institutions,, Private sector employees,, Guests using meal cards (Ticket), Group reservations, Corporate catering organizations, Events of associations, foundations, and non-governmental organizations. Special discounts and advantageous pricing will be offered for all these groups.

Produces Like a Factory, Becomes a Livelihood for 50 Families
While many businesses are downsizing, Kasım Güneş did the opposite.
Providing direct employment to approximately 50 people, Güneş Et makes a significant contribution not only to the gastronomy sector but also to Esenyurt's economy.
This investment stands out as a concrete example of the value given to labor, production, and human resources.
Every new employee is a hope for a family...
Every new investment is a sign of confidence in the Turkish economy...
Kasım Güneş's investment perfectly reflects this understanding.

Experience Turned Into Flavor
At the foundation of a successful restaurant lies not only a good kitchen but also years of accumulated knowledge and discipline.
Kasım Güneş's years of sector experience are reflected in the quality understanding of Güneş Et's kitchen. Carefully selected beef and lamb...Expertly prepared tripe and head trotters soups...Grilled varieties... Kebabs... Pan dishes... Wraps... Pides... Lahmacuns...Desserts and a rich beverage selection...
Every plate aims to bring together flavor, hygiene, quality, and care for the guests.

This is Not Just a Restaurant... A Living Meeting Point
Güneş Et goes beyond the classical restaurant concept.
With its modern architecture... Stylish salons... Spacious seating areas... Children's play area... Large garden... Comfortable parking...
Family-friendly concept...
And a professional service team, it offers a comfortable environment for guests of all ages.
From business meetings to family dinners... From birthdays to engagement ceremonies...
From association events to company dinners, it aims to be an ideal meeting point for many occasions.

Preparing to Be Esenyurt's New Meeting Address
Brought to life with Kasım Güneş's vision, Güneş Et aims not only to offer flavor but also to create a living space where families can safely spend time, friends meet, and special days are celebrated joyfully.
With its friendly service approach, experienced kitchen team, and guest satisfaction-centered approach, the establishment is preparing to be one of the region's remarkable addresses from day one.

Opening Its Doors on July 8th
Güneş Et, preparing to be Esenyurt's new flavor center, will welcome its guests with a magnificent opening ceremony to be held on Wednesday, July 8th at 14:00.
This investment, which will bring together everyone who values flavor, quality, and a strong service approach, aims to bring a new breath to Esenyurt's gastronomy life.

Kasım Güneş's Message is Clear… "Quality First, People First"
Crowning years of effort with a major investment, Kasım Güneş not only offers flavor to tables with his establishment but also puts forward a vision that supports employment, contributes to the economy, and aims to add value to Esenyurt's social life.

Güneş Et...
Labor beyond flavor...
Trust beyond experience...
Esenyurt's rising new value.

yilmazparlar@yahoo.com

25 Haziran 2026 Perşembe

İstanbul Boğazı’nda Engelliler Merkezi-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi Projesine Cumhurbaşkanı Desteği

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin Vizyonu Türkiye’yi Küresel Bir Merkeze Taşıyor

Dünyada engelli bireylerin haklarının korunması, sosyal yaşama tam ve eşit katılımının sağlanması ve uluslararası farkındalığın artırılması adına atılacak en önemli adımlardan biri olarak gösterilen Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi Projesi için tarihi bir süreç başladı.

İstanbul Boğazı’nda kurulması planlanan Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, yalnızca Türkiye için değil, dünya engelli politikaları açısından da örnek gösterilecek bir uluslararası merkez olma özelliği taşıyor.

Projenin hayata geçmesiyle birlikte İstanbul, engelli hakları, erişilebilirlik, eğitim, sosyal kalkınma ve uluslararası iş birliği alanlarında küresel ölçekte önemli bir diplomasi merkezi haline gelecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Destek

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkanı ve iş insanı Halil Sert, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısına katılarak yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Gerçekleşen görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği tarafından yürütülen çalışmaları takdir ettiği ve projeye yönelik olumlu yaklaşım sergilediği ifade edildi.

Halil Sert yaptığı değerlendirmede, Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi'nin Cumhurbaşkanı'nın desteğiyle İstanbul’da hayata geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılacağını belirterek şu mesajı verdi:

"Türkiye, engelli bireylerin haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda dünyanın örnek aldığı ülkelerden biri olmaya devam edecektir. İstanbul’da kurulacak Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, insanlık adına çok büyük bir kazanım olacaktır."

Senatör Serkan Bayram’ın Öncülüğünde Hayata Geçecek

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin güçlü desteği ve Senatör Serkan Bayram’ın öncülüğünde yürütülen proje, engelli bireylerin uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesini amaçlıyor.

Kurulacak merkezin; uluslararası konferanslara, eğitim programlarına, sosyal projelere ve engelli hakları alanındaki küresel çalışmalara ev sahipliği yapması hedefleniyor.

Aynı zamanda merkezin, farklı ülkelerden uzmanları, diplomatları ve sivil toplum kuruluşlarını İstanbul’da buluşturarak yeni iş birliklerinin önünü açacağı belirtiliyor.

Halil Sert, “Bu Proje İnsanlık İçin Bir Sorumluluktur”

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkanı Halil Sert, projeyi yalnızca bir yatırım veya kurumlaşma çalışması olarak görmediklerini belirterek, bunun insanlık adına üstlenilmiş bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Sert, “İstanbul’un kalbinde kurulacak Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, milyonlarca engelli bireyin sesi olacak. Bu proje, eşitlik, erişilebilirlik ve insan onuruna verilen değerin somut bir göstergesi olacaktır. Cumhurbaşkanımızın desteğiyle bu hayalin gerçeğe dönüşeceğine inanıyoruz” dedi.

Türkiye Küresel Bir Merkez Olmaya Hazırlanıyor

Dünya diplomasisinde etkinliği her geçen gün artan Türkiye, bu projeyle birlikte yalnızca siyasi ve ekonomik alanda değil, sosyal sorumluluk ve insan hakları alanlarında da öncü ülkeler arasındaki yerini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin öncülüğünde yürütülen bu tarihi girişim, İstanbul’u engelli hakları konusunda dünyanın en önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek ve Türkiye’nin uluslararası itibarı açısından yeni bir dönemin kapılarını aralayacak.

İstanbul Boğazı’nda yükselecek Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, yalnızca bir bina değil; umut, eşitlik, erişilebilirlik ve insanlık vicdanının sembolü olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

Historic Step on the Bosphorus

Presidential Support for the United Nations Disability Center Project

DMW International Diplomatic Union’s Vision Positions Türkiye as a Global Hub

A historic process has begun for the United Nations Disability Center Project, regarded as one of the most significant initiatives aimed at protecting the rights of persons with disabilities, ensuring their full and equal participation in society, and increasing global awareness on disability issues.

The United Nations Disability Center, planned to be established on the Bosphorus in Istanbul, is set to become not only a landmark project for Türkiye but also a model international institution in the field of global disability policies.

Once completed, the project will transform Istanbul into a major international center for diplomacy, disability rights, accessibility, education, social development, and international cooperation.

Support from President Erdoğan

Halil Sert, President of the DMW International Diplomatic Union and a prominent businessman, attended President Recep Tayyip Erdoğan’s parliamentary group meeting and provided information about the ongoing initiatives.

During the meeting, President Erdoğan reportedly expressed his appreciation for the work carried out by the DMW International Diplomatic Union and demonstrated a positive approach toward the project.

In his statement, Halil Sert emphasized that efforts to establish the United Nations Disability Center in Istanbul would be accelerated with the support of the President, saying:

"Türkiye will continue to be among the countries that set an example for the world in protecting and advancing the rights of persons with disabilities. The United Nations Disability Center to be established in Istanbul will be a tremendous achievement for humanity."

To Be Realized Under the Leadership of Senator Serkan Bayram

Supported strongly by the DMW International Diplomatic Union and led by Senator Serkan Bayram, the project aims to strengthen the representation of persons with disabilities on international platforms.

The center is expected to host international conferences, educational programs, social initiatives, and global projects focused on disability rights.

It is also envisioned as a meeting point where experts, diplomats, and civil society organizations from around the world can come together in Istanbul, fostering new partnerships and international cooperation.

Halil Sert: “This Project Is a Responsibility to Humanity”

Halil Sert, President of the DMW International Diplomatic Union, stressed that the initiative should not be viewed merely as an investment or institutional project, but as a responsibility undertaken for the benefit of humanity.

Sert stated:

"The United Nations Disability Center to be established in the heart of Istanbul will become the voice of millions of persons with disabilities. This project will stand as a concrete symbol of equality, accessibility, and respect for human dignity. With the support of our President, we believe this vision will become a reality."

Türkiye Prepares to Become a Global Center

As Türkiye continues to strengthen its role in international diplomacy, this project is expected to further reinforce the country's leadership not only in political and economic fields but also in social responsibility and human rights.

This historic initiative, carried forward under the leadership of the DMW International Diplomatic Union, will make Istanbul one of the world's most important meeting points for disability rights and open a new chapter in Türkiye’s international standing.

The United Nations Disability Center that will rise on the shores of the Bosphorus will be more than a building; it will become a symbol of hope, equality, accessibility, and the conscience of humanity

yilmazparlar@yahoo.com

24 Haziran 2026 Çarşamba

GTD Üyeleri Sapanca’da Gastronomi ve Sağlık Buluşması-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Bir Küçük Anadolu Hikâyesi" Sapanca'da Yazıldı: Gastronomi Turizmi Derneği'nden Unutulmaz Buluşma

Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) tarafından 22 Haziran 2026 tarihinde Sapanca’da gerçekleştirilen “Türk Mutfağı, Uzun Yaşam ve Sağlıklı Beslenme” etkinliği, gastronomi, turizm ve sağlık dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Program kapsamında gerçekleştirilen buluşmalar, yeni projelerin ve iş birliklerinin konuşulduğu verimli bir networking ortamına dönüştü.

Mühür Restoran’da “Bir Küçük Anadolu Hikâyesi”

Program öncesinde GTD üyeleri ve GTD Basın Konseyi üyeleri, Sapanca’nın dikkat çeken gastronomi duraklarından biri olan Mühür Restoran’da ağırlandı.

Kapısındaki “Bir Küçük Anadolu Hikâyesi” yazısının adeta tabaklara yansıdığı restoranda, Anadolu’nun yedi bölgesinden seçilen ürünlerle hazırlanan özel menü konuklara sunuldu.

Şef Yusuf İşkan’ın hazırladığı lezzetler arasında yer alan dolmalar, taş fırından çıkan pideler, lokum kıvamındaki bonfileli alinazik, geleneksel kuru fasulye ve yöresel reçeteler büyük beğeni topladı. Katılımcılar, Anadolu mutfağının zenginliğinin modern sunumlarla buluştuğu sofrada unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşadı.

GTD Başkanı Gürkan Boztepe’den Anlamlı Rozet Takdimi

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, Türk mutfağının tanıtımına sunduğu katkılar nedeniyle Şef Yusuf İşkan’a GTD üyelik rozetini takdim etti.

Türkiye’de gastronomi turizminin gelişmesi için uzun yıllardır çalışan Boztepe’nin, yerel lezzetlerin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması konusunda önemli projelere imza attığı biliniyor. Son dönemde katıldığı panel ve etkinliklerde Türk mutfağının kültürel değer olarak korunmasına yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

Boztepe, gastronominin yalnızca yemek değil, aynı zamanda kültür, turizm ve ekonomi olduğunu vurgulayarak, Anadolu’nun köklü mutfak mirasının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Şef Hüseyin Şipal: “Şefler Kültürel Elçilerdir”

Etkinlikte konuşan GTD Türk Mutfağı Danışman Şefi Hüseyin Şipal, Şef Yusuf İşkan’ın Türk mutfağına olan bağlılığını ve Anadolu lezzetlerini yaşatma konusundaki çabasını anlattı.

Şipal, Türk mutfağının dünya çapında tanıtımında şeflerin üstlendiği rolün çok değerli olduğunu belirterek, yerel reçeteleri koruyan ve gelecek kuşaklara aktaran şeflerin adeta kültürel elçiler olduğunu ifade etti.

Dut Tatlısı Gecenin Yıldızı Oldu

Etkinlikte dikkat çeken lezzetlerden biri de Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine özgü dut tatlısı oldu.

GTD Türk Mutfağı Danışman Şefi Hüseyin Şipal ile ödüllü şef Cansu Paça tarafından hazırlanan tatlı, katılımcılardan tam not aldı.

Kurutulmuş dut, üzüm pekmezi ve dövülmüş cevizin kusursuz uyumuyla hazırlanan bu geleneksel tatlı; Anadolu’nun yokluk zamanlarında geliştirilen yaratıcı mutfak kültürünün yaşayan örneklerinden biri olarak büyük ilgi gördü.

Şipal’in etkinlikte dile getirdiği “Yemek yediğimizde yaşayan organizmaları besleriz” sözü ise sağlıklı beslenme ve geleneksel mutfak arasındaki güçlü ilişkiyi özetleyen ifadelerden biri oldu.

Dedeman Vıllage Sapanca’da Yöresel Lezzetler Buluşması

Günün devamında katılımcılar, Dedeman Village Sapanca’da düzenlenen özel akşam yemeğinde bir araya geldi.

Adapazarı ve çevresine özgü yöresel lezzetlerin tanıtıldığı programda gastronomi turizminin bölgesel kalkınmaya sağladığı katkılar değerlendirildi. Katılımcılar daha sonra gerçekleştirilen alan gezisinde bölgedeki turizm yatırımlarını yerinde inceleme fırsatı buldu.

Mesut Gence’ye Plaket Takdimi

Program kapsamında turizm ve gastronomi alanındaki katkılarından dolayı Mesut Gence’ye plaket takdim edildi.

Katılımcılar, Sapanca’nın sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra gastronomik potansiyelinin de her geçen gün daha fazla ön plana çıktığını belirterek, bu tür organizasyonların bölgenin tanıtımına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Sapanca’dan Türk Mutfağına Güçlü Mesaj

Gastronomi Turizmi Derneği’nin Sapanca buluşması, Türk mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil; sağlık, sürdürülebilirlik, turizm ve kültürel mirasın önemli bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Başkan Gürkan Boztepe’nin liderliğinde gerçekleştirilen etkinlik, Anadolu’nun köklü lezzetlerini geleceğe taşıma hedefi doğrultusunda önemli bir organizasyon olarak hafızalarda yer etti. Şef Yusuf İşkan’ın Anadolu ruhunu tabaklarına taşıyan yorumları, Hüseyin Şipal’in gastronomi vizyonu ve Cansu Paça’nın geleneksel tatları yeniden yorumlayan çalışmaları ise katılımcıların takdirini kazandı.

yilmazparlar@yahoo.com

GTD Members Give Full Marks to Anatolian Flavors

Gastronomy and Health Gathering in Sapanca

"A Little Anatolian Story" Was Written in Sapanca: An Unforgettable Gathering from the Gastronomy Tourism Association

The "Turkish Cuisine, Longevity and Healthy Nutrition" event organized by the Gastronomy Tourism Association (GTD) on June 22, 2026, in Sapanca brought together important names from the worlds of gastronomy, tourism, and health. The meetings held within the scope of the program turned into a productive networking environment where new projects and collaborations were discussed.

"A Little Anatolian Story" at Mühür Restaurant

Prior to the program, GTD members and GTD Press Council members were hosted at Mühür Restaurant, one of Sapanca's noteworthy gastronomy destinations.

At the restaurant, where the phrase "A Little Anatolian Story" written at its entrance was reflected on the plates, a special menu prepared with products selected from all seven regions of Anatolia was served to the guests.

Among the flavors prepared by Chef Yusuf İşkan, stuffed dishes, stone-oven baked pide, Alinazik with tenderloin at the consistency of Turkish delight, traditional dried beans, and local recipes received great appreciation. Participants experienced an unforgettable gastronomic journey at the table where the richness of Anatolian cuisine met modern presentations.

Meaningful Badge Presentation from GTD President Gürkan Boztepe

Gastronomy Tourism Association President Gürkan Boztepe presented the GTD membership badge to Chef Yusuf İşkan for his contributions to the promotion of Turkish cuisine.

Boztepe, who has been working for the development of gastronomy tourism in Turkey for many years, is known for signing important projects regarding the promotion of local flavors at national and international levels. In recent panels and events he has attended, he has drawn attention with his efforts to preserve Turkish cuisine as a cultural value.

Boztepe emphasized that gastronomy is not just about food, but also culture, tourism, and economy, highlighting the importance of passing Anatolia's deep-rooted culinary heritage to future generations.

Chef Hüseyin Şipal: "Chefs Are Cultural Ambassadors"

Speaking at the event, GTD Turkish Cuisine Advisory Chef Hüseyin Şipal shared Chef Yusuf İşkan's dedication to Turkish cuisine and his efforts to keep Anatolian flavors alive.

Şipal stated that the role chefs undertake in promoting Turkish cuisine worldwide is invaluable, expressing that chefs who preserve local recipes and pass them on to future generations are essentially cultural ambassadors.

Dried Mulberry Dessert Became the Star of the Evening

One of the flavors that drew attention at the event was the mulberry dessert unique to the Yahşihan district of Kırıkkale.

Prepared by GTD Turkish Cuisine Advisory Chef Hüseyin Şipal and award-winning chef Cansu Paça, the dessert received full marks from participants.

This traditional dessert, prepared with the perfect harmony of dried mulberries, grape molasses, and crushed walnuts, attracted great interest as one of the living examples of the creative culinary culture developed in Anatolia during times of scarcity.

Şipal's words during the event, "When we eat, we nourish living organisms," became one of the statements summarizing the strong connection between healthy nutrition and traditional cuisine.

Local Flavors Gathering at Dedeman Village Sapanca

Later in the day, participants came together at a special dinner organized at Dedeman Village Sapanca.

During the program where local flavors unique to Adapazarı and its surroundings were introduced, the contributions of gastronomy tourism to regional development were evaluated. Participants then had the opportunity to examine tourism investments in the region during a site visit.

Plaque Presentation to Mesut Gence

Within the scope of the program, a plaque was presented to Mesut Gence for his contributions to the fields of tourism and gastronomy.

Participants stated that in addition to Sapanca's natural beauties, its gastronomic potential is coming to the forefront more each day, expressing that such organizations make significant contributions to the promotion of the region.

A Strong Message from Sapanca to Turkish Cuisine

The Gastronomy Tourism Association's gathering in Sapanca once again demonstrated that Turkish cuisine is not just a food culture, but an important part of health, sustainability, tourism, and cultural heritage.

The event held under the leadership of President Gürkan Boztepe left its mark on memories as an important organization aimed at carrying Anatolia's deep-rooted flavors into the future. Chef Yusuf İşkan's interpretations that brought the Anatolian spirit to his plates, Hüseyin Şipal's gastronomy vision, and Cansu Paça's work reinterpreting traditional tastes all earned the appreciation of participants.

yilmazparlar@yahoo.com

Zafer Partisi'nden Ekonomik Buhrana Uyarı-Yılmaz Parlar

Siyaset Ekonomi Turizm Otomotiv Gayrimenkul Sağlık Gıda Bilişim Teknoloji Gastronom...