ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2026 Çarşamba

Zafer Partisi'nden Ekonomik Buhrana Uyarı-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Giresun'dan Ekonomi Mesajı Verdi

Hukuktan Uzaklaştıkça Kriz Derinleşiyor

Türkiye'nin Çıkış Yolu Üretim, Hukuk ve Planlı Kalkınmadır

Zafer Partisi Lideri Özdağ, Ekonomik Krizin Çözümü İçin Parti Programını İşaret Etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, yalnızca kürsüde değil, sahada da çözüm üreten bir lider profili çiziyor. Tıpkı Atatürk gibi yurdu karış karış gezerek halkın nabzını tutan Özdağ, Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize’yi kapsayan Doğu Karadeniz turunda esnaf, çiftçi ve sanayiciyle birebir görüşüyor. Bu kararlı ve bilge duruşu, onun sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda devlet aklına sahip bir vizyoner olduğunu gösteriyor. Çalışkanlığı ve halkın içinde olmayı ilke edinen Özdağ, Zafer Partisi’nin ekonomik programını anlatmak için gecesini gündüzüne katıyor.

Özdağ, "Türkiye’yi bu buhrandan çıkarmanın tek yolu, millî, üniter ve laik devlet anlayışından taviz vermeden hukuk devletine geri dönmektir" diyerek, partisinin bu konudaki kararlılığını ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Giresun'da düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisi, hukuk sistemi, tarım politikaları ve erken seçim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Doğu Karadeniz programı kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de saha çalışmaları gerçekleştireceklerini belirten Özdağ, ekonomik sorunların çözümünün üretim odaklı kalkınma, güçlü hukuk devleti ve planlı ekonomi anlayışından geçtiğini ifade etti.

"Ekonomik Buhranın Çözümü Zafer Partisi'nin Programında Var"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Özdağ, Türkiye'nin uzun süredir derinleşen ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, hükümetin üretici, sanayici, esnaf, çiftçi ve emeklilerin sorunlarına yönelik kapsamlı bir ekonomik program ortaya koyamadığını savundu.

Özdağ, Zafer Partisi'nin ekonomi programının; üretimi artıran, sanayiyi güçlendiren, tarımı yeniden ayağa kaldıran, yatırım ve istihdamı destekleyen, planlı kalkınmayı esas alan bir model üzerine kurulduğunu söyledi. Hukuk devleti ilkelerinin ekonomik güven açısından vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Özdağ, yatırım ortamının güçlenmesi için hukuk güvenliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Hukuk Devleti Güçlenmeden Ekonomik Güven Sağlanamaz"

Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Özdağ, "Türkiye hukuktan uzaklaştıkça ekonomik buhran derinleşiyor." ifadelerini kullanarak ekonomik istikrarın yalnızca mali tedbirlerle değil, hukuk sistemine duyulan güvenle mümkün olacağını savundu.

Özdağ, yatırımcı güveninin yeniden oluşturulmasının, üretim ekonomisinin desteklenmesinin ve sanayi politikalarının uzun vadeli planlamayla yürütülmesinin Türkiye açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

Planlı Ekonomi ve Üretim Vurgusu

Zafer Partisi Genel Başkanı, Türkiye'nin yeniden üretim gücünü artırması gerektiğini belirterek sanayi, tarım ve teknoloji yatırımlarının planlı biçimde desteklenmesini önerdi.

Parti programlarında;

üretim ekonomisinin güçlendirilmesi, yüksek katma değerli sanayi yatırımlarının artırılması, tarımın yeniden stratejik sektör haline getirilmesi, çiftçinin desteklenmesi, adil vergi sistemi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele, yatırım ve ihracat odaklı büyüme hedeflerinin yer aldığını ifade etti.

Fındık Üreticisine Destek Çağrısı

Karadeniz'in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık konusunda da açıklamalarda bulunan Özdağ, Türk üreticisinin dünya pazarında hak ettiği değeri alamadığını öne sürdü.

Tarım sektörünün planlama eksikliği nedeniyle rekabet gücünün zayıfladığını savunan Özdağ, Zafer Partisi'nin tarım politikalarının çiftçiyi merkeze alan yeni bir kalkınma modeli içerdiğini belirtti.

Erken Seçim Değerlendirmesi

Basın mensuplarının erken seçime ilişkin sorusunu da yanıtlayan Özdağ, seçim takviminin Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceğini ifade ederken, mevcut siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ, AK Parti'nin en zayıf dönemini yaşadığı görüşünde olduğunu belirterek çeşitli anket sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Bu ifadeler, Özdağ'ın siyasi değerlendirmeleri olarak kamuoyuyla paylaşıldı.

"Türkiye'yi Karış Karış Geziyor"

Doğu Karadeniz ziyaretleri kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de vatandaşlarla, esnafla, üreticilerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Ümit Özdağ'ın, saha çalışmalarını Türkiye genelinde sürdürdüğü belirtildi.

Zafer Partisi yetkilileri, Özdağ'ın Türkiye'nin dört bir yanında vatandaşlarla doğrudan temas kurarak sorunları yerinde dinlediğini, çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştığını ve parti programını anlatmaya devam ettiğini ifade ediyor.

Ekonomide Çözüm Mesajı

Zafer Partisi, Türkiye'nin ekonomik sorunlarının çözümünde üretim odaklı büyüme, planlı kalkınma, güçlü hukuk devleti, sanayileşme, tarımsal üretimin artırılması ve milli ekonomi politikalarının temel alınması gerektiğini savunurken, parti yönetimi bu hedeflerin ayrıntılarının ekonomi programında yer aldığını belirtiyor.

Özdağ, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının ancak üretimin güçlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve hukuka duyulan güvenin artırılmasıyla mümkün olacağını ifade ederek Doğu Karadeniz temaslarını sürdüreceğini söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

Zafer  Party Issues Warning on Economic Crisis

Ümit Özdağ Delivers Economic Message from Giresun

The Crisis Deepens as Turkey Moves Away from Rule of Law

Turkey's Way Out is Production, Justice, and Planned Development

Zafer Party Leader Özdağ Points to Party Program as Solution to Economic Crisis

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party (Zafer Partisi), is drawing the profile of a leader who produces solutions not only from the podium but also on the ground. Just like Atatürk, Özdağ travels the country from one end to the other, listening to the pulse of the people. During his Eastern Black Sea tour covering Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize, he meets one-on-one with tradesmen, farmers, and industrialists. This determined and wise stance shows that he is not just a politician, but also a visionary with state wisdom. Embracing diligence and being among the people as his principle, Özdağ works day and night to explain the Zafer Party's economic program.

Özdağ stated, "The only way to lift Turkey out of this crisis is to return to the rule of law without compromising the national, unitary, and secular state understanding," once again demonstrating his party's determination and visionary approach.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party, held a press conference in Giresun where he made assessments regarding Turkey's economy, legal system, agricultural policies, and the early election agenda.

Stating that they will carry out field studies in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize as part of the Eastern Black Sea program, Özdağ emphasized that the solution to economic problems lies in production-oriented development, a strong rule of law, and a planned economy approach.

"The Solution to the Economic Crisis is in the Zafer Party's Program"

Devoting a significant part of his speech to the economy, Özdağ pointed out that Turkey has been experiencing deepening economic troubles for a long time and argued that the government has failed to present a comprehensive economic program addressing the problems of producers, industrialists, tradesmen, farmers, and retirees.

Özdağ stated that the Zafer Party's economic program is built on a model that increases production, strengthens industry, revitalizes agriculture, supports investment and employment, and is based on planned development. Emphasizing that the principles of the rule of law are indispensable for economic confidence, Özdağ expressed that legal security must be re-established to strengthen the investment climate.

"Economic Confidence Cannot Be Achieved Without a Strong Rule of Law"

Evaluating the current situation at the press conference, Özdağ used the phrase, "As Turkey moves away from the rule of law, the economic crisis deepens," arguing that economic stability is possible not only through financial measures but also through trust in the legal system.

Özdağ stated that rebuilding investor confidence, supporting the production economy, and carrying out industrial policies with long-term planning are of critical importance for Turkey.

Emphasis on Planned Economy and Production

The Zafer Party Leader emphasized that Turkey must increase its production capacity and proposed that industrial, agricultural, and technology investments be supported in a planned manner.

He stated that the party's program includes: Strengthening the production economy, Increasing high value-added industrial investments, Making agriculture a strategic sector again, Supporting farmers, Establishing a fair tax system, Combating the informal economy, And achieving investment and export-oriented growth targets.Call for Support to Hazelnut Producers

Commenting on hazelnuts, one of the Black Sea's most important sources of livelihood, Özdağ argued that Turkish producers cannot get the value they deserve in the global market.

He stated that the agricultural sector's competitiveness has weakened due to a lack of planning and emphasized that the Zafer Party's agricultural policies include a new development model centered on the farmer.

Assessment on Early Elections

Responding to journalists' questions about early elections, Özdağ stated that the election calendar will be determined by the President while sharing his assessments of the current political landscape.

Özdağ expressed his view that the AK Party is going through its weakest period and shared his evaluations regarding various poll results. These statements were shared with the public as Özdağ's political assessments.

"Traveling Across Turkey from One End to the Other"

As part of his Eastern Black Sea visits, Ümit Özdağ came together with citizens, tradesmen, producers, and non-governmental organizations in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize. It was stated that his field work continues across Turkey.

Zafer Party officials stated that Özdağ is establishing direct contact with citizens all over Turkey, listening to their problems on-site, sharing solution proposals with the public, and continuing to explain the party's program.

Message of Solution in Economy

The Zafer Party advocates that Turkey's economic problems can be solved through production-oriented growth, planned development, a strong rule of law, industrialization, increased agricultural production, and national economic policies. The party leadership emphasizes that the details of these goals are included in the economic program.

Özdağ stated that Turkey's economic development can only be achieved by strengthening production, improving the investment climate, and increasing trust in the rule of law, and added that he will continue his Eastern Black Sea contacts.

yilmazparlar@yahoo.com

14 Mayıs 2026 Perşembe

29. Avrasya Ekonomi Zirvesi-Dünya Gündemi-Yılmaz Parlar


Yorumlar


   

Küresel Sorumluluk Vurgusu

 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Dünyanın Gündemi İstanbul’da Masaya Yatırıldı

“Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur”

Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, dünyanın farklı coğrafyalarından devlet adamlarını, diplomatları, akademisyenleri, dini liderleri, iş insanlarını ve kanaat önderlerini İstanbul’da bir araya getirdi.

WOW Otel & Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirve; savaşlardan enerji krizine, küresel barıştan kadın haklarına, çevre sorunlarından ekonomik dönüşüme kadar birçok kritik başlığın ele alındığı uluslararası bir diplomasi ve fikir platformuna dönüştü.

Zirvenin ana mottosu olan “Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur” mesajı, farklı görüşlerin özgürce tartışıldığı küresel diyalog anlayışını bir kez daha ortaya koydu.

Savaş Sonrası Dünya’da Enerji ve Ekonomi Tartışıldı

Zirvenin dikkat çeken oturumlarından biri olan:

“Savaş, Terör, İhtilaf ve İstemsiz Göç’le Birlikte Savaş Sonrası Dünya’da Enerji ve Ekonomi”

Başlıklı oturumda; enerji güvenliği, küresel göç hareketleri, ekonomik kırılganlıklar ve savaşların dünya piyasalarına etkileri masaya yatırıldı.

Kuzey Makedonya Enerji Bakanı Sanja Božinovska’dan, Yunanistan eski Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopoulos’a; Hırvatistan eski Başbakanı Jadranka Kosor’dan Romanya Prensi Radu’ya kadar birçok önemli isim aynı platformda buluştu.

Oturumda özellikle;

enerji arz güvenliği,

savaş sonrası ekonomik yeniden yapılanma,

Avrupa’nın enerji politikaları,

bölgesel iş birlikleri,

sürdürülebilir kalkınma stratejileri

üzerinde duruldu.

Uluslararası katılımcılar, dünyada artan jeopolitik gerilimlerin yalnızca siyasal değil; ekonomik, insani ve sosyal sonuçlar da doğurduğunu vurguladı.

Küresel Barış İçin Ortak Mesaj

3. Oturum, “Küresel Barış”

Marmara Grubu Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Lale Aytaç Nalbant moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Küresel Barış” oturumu, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu.

Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Kristo, Lübnan eski Başbakanı Hassan Diab, Moldova eski Başbakanları Chiril Gaburici ve Dumitru Braghis, Polonya eski Başbakanı Marek Belka ile Birleşik Krallık Lordlar Kamarası Üyesi Jack McConnell’in katıldığı oturumda; savaşların insanlık üzerindeki etkileri, diplomatik çözüm yolları ve yeni dünya düzeni tartışıldı.

Katılımcılar, dünyada yükselen kutuplaşmaya karşı diplomasi, diyalog ve çok taraflı iş birliğinin önemine dikkat çekerek, kalıcı barışın ancak ortak akıl ve karşılıklı anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti.

“Su ve Yeşilin Tükendiği Bir Gezegende Yaşamak” Oturumuna Büyük İlgi

4. Oturum,

“Avrasya Ekonomi Zirvesi Küresel Sorumluluk Platformudur”

Konu:

“Su ve yeşilin tükendiği bir gezegende yaşamak”

Zirvenin en anlamlı ve en stratejik başlıklarından biri olarak öne çıkan bu oturumda, insanlığın karşı karşıya olduğu çevresel tehditler kapsamlı şekilde ele alındı. İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, tarımsal krizler, çevresel göçler ve sürdürülebilir yaşam modelleri üzerine yapılan değerlendirmeler; yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin kaderini belirleyecek küresel bir alarm niteliği taşıdı.

Farklı dinlerden ruhani liderlerin, devlet adamlarının, akademisyenlerin ve ekonomi temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşması; çevre sorunlarının artık sadece ekolojik değil aynı zamanda ekonomik, sosyal, ahlaki ve insani bir mesele olduğunu ortaya koydu.

Ekümenik Patrik Bartholomeos, Şeyh-ülislam Allahşükür Paşazade, Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Danilo Türk ve birçok uluslararası ismin katıldığı oturumda; dünyanın geleceği için ortak sorumluluk anlayışının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Kadın Hakları ve Demokrasi Zirvenin En Güçlü Mesajlarından Biri Oldu

5. Oturum:

“Demokrasi, Kadınlar ve Barışın Geleceği”

“Gücün Hukuku Yeniden Yazdığı Bir Dünyada: Kadın Hakları”

Kadın hakları, demokrasi ve barış ilişkisini merkeze alan bu oturum, zirvenin en güçlü sosyal mesajlarından birini verdi. Dünyada artan savaşlar, siyasi krizler ve güç mücadeleleri içerisinde kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar ele alınırken; toplumsal barışın kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal hayattaki etkinliğiyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.

Uluslararası katılımcılar; kadın haklarının yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda demokratik toplumların temel güvenlik ve kalkınma unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Hukukun üstünlüğünün zayıfladığı dönemlerde en büyük mağduriyetleri kadınların yaşadığına dikkat çekilen oturumda, kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığının artırılması gerektiği mesajı verildi.

Farklı ülkelerden siyasetçiler, akademisyenler ve diplomasi temsilcileri; kadınların barış süreçlerinde aktif rol üstlenmesinin, küresel istikrar açısından kritik önemde olduğu konusunda ortak görüş bildirdi.

Zirvede Göz Dolduran Stand, LORIS

Zirvenin dikkat çeken markalarından biri de Loris oldu.

Loris, premium parfüm koleksiyonlarıyla katıldığı 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde iş dünyası, diplomasi ve farklı sektörlerden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Markanın özellikle Niche ve Kreasyon koleksiyonları, özgün koku profilleri ve kalıcılığıyla öne çıktı.

Uluslararası platformlarda marka bilinirliğini artırmayı hedefleyen Loris, zirve boyunca gerçekleştirdiği temaslarla global büyüme vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’den dünyaya uzanan başarı hikâyesini premium segmentte güçlendirmeyi sürdüren marka, üretim kapasitesi ve ihracat ağıyla sektörün dikkat çeken temsilcileri arasında yer aldı.

Manisa Mesir Macunu Standı Yoğun İlgi Gördü

Zirvenin renkli ve geleneksel atmosfer oluşturan standlarından biri de Manisa Belediyesince Manisa Mesir Macunu standı oldu. Katılımcılara ikram edilen mesir macunu, hem yerli hem yabancı davetlilerin büyük ilgisini çekti.

Osmanlı döneminden günümüze uzanan tarihiyle bilinen mesir macunu; onlarca baharat ve doğal ürünün karışımından oluşan geleneksel bir şifa kültürü olarak tanınıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan bu özel lezzet, Türkiye’nin kültürel zenginliğini uluslararası misafirlere tanıtma açısından da önemli bir rol oynadı.

Zirve boyunca standı ziyaret eden konuklara mesir macunu dağıtılırken, Türk kültürünün geleneksel tatları da büyük beğeni topladı.

yilmazparlar@yahoo.com

The World Agenda Discussed at the 29th Eurasian Economic Summit

Global Responsibility Emphasis:

“Eurasian Economic Summits Are a Free Platform”

The 29th Eurasian Economic Summit, organized by the Marmara Group Foundation, brought together statesmen, diplomats, academics, religious leaders, business figures, and opinion leaders from different parts of the world in Istanbul.

Held at WOW Hotel & Convention Center, the summit transformed into an international diplomacy and idea platform where many critical issues were discussed, ranging from wars to the energy crisis, from global peace to women’s rights, and from environmental problems to economic transformation.

The summit’s main motto, “Eurasian Economic Summits Are a Free Platform,” once again highlighted the importance of global dialogue where different opinions can be discussed freely.

Energy and Economy in the Post-War World Discussed

One of the summit’s most remarkable sessions was titled:

“Energy and Economy in the Post-War World Together with War, Terror, Conflict and Forced Migration”

During the session, energy security, global migration movements, economic fragilities, and the impact of wars on world markets were discussed extensively.

Important international figures participated in the panel, including North Macedonian Energy Minister Sanja Božinovska, former Greek Foreign Minister Dimitris Avramopoulos, former Croatian Prime Minister Jadranka Kosor, and Prince Radu of Romania.

The discussions mainly focused on:

energy supply security,

post-war economic restructuring,

Europe’s energy policies,

regional cooperation,

sustainable development strategies.

Participants emphasized that rising geopolitical tensions create not only political but also economic, humanitarian, and social consequences worldwide.

A Common Message for Global Peace

Session 3: “Global Peace”

Moderated by Marmara Group Foundation Board Member Lale Aytaç Nalbant, the “Global Peace” session became one of the summit’s most significant moments.

The session featured high-level participants including Bosnia and Herzegovina Chairwoman of the Council of Ministers Borjana Kristo, former Lebanese Prime Minister Hassan Diab, former Moldovan Prime Ministers Chiril Gaburici and Dumitru Braghis, former Polish Prime Minister Marek Belka, and UK House of Lords member Jack McConnell.

The panel addressed the humanitarian consequences of wars, diplomatic solution mechanisms, and the emerging global order.

Participants stressed that diplomacy, dialogue, and multilateral cooperation are essential against increasing global polarization, emphasizing that lasting peace can only be achieved through mutual understanding and common wisdom.

Great Interest in the Session:

“Living on a Planet Where Water and Green Are Depleting”

Session 4:

“The Eurasian Economic Summit Is a Platform of Global Responsibility”

One of the most meaningful and strategic topics of the summit focused on environmental threats facing humanity. Climate change, depletion of water resources, agricultural crises, environmental migration, and sustainable living models were discussed in depth.

The session carried the character of a global warning not only for today but also for future generations.

The gathering of religious leaders, statesmen, academics, and economic representatives around the same table demonstrated that environmental problems are no longer merely ecological issues, but also economic, social, moral, and humanitarian concerns.

Participants emphasized the need to strengthen a shared sense of responsibility for the future of the world.

Women’s Rights and Democracy Became One of the Summit’s Strongest Messages

Session 5:

“Democracy, Women and the Future of Peace”

“Women’s Rights in a World Where Power Rewrites Law”

Focusing on the relationship between women’s rights, democracy, and peace, this session delivered one of the summit’s most powerful social messages.

As wars, political crises, and power struggles continue worldwide, the challenges faced by women were addressed while emphasizing that social peace is directly linked to women’s active participation in social, economic, and political life.

International participants stated that women’s rights are not only a matter of equality but also one of the fundamental pillars of democratic security and development.

The session highlighted that women often become the greatest victims during periods when the rule of law weakens, while also stressing the importance of increasing women’s representation in decision-making mechanisms.

Representatives from different countries agreed that women’s active participation in peace processes is critically important for global stability.

LORIS Became One of the Most Remarkable Stands at the Summit

One of the standout brands at the summit was LORIS.

Participating with its premium perfume collections, LORIS attracted significant attention from visitors coming from diplomacy, business, and various professional sectors. The brand’s Niche and Creation collections stood out with their unique fragrance profiles and lasting quality.

Aiming to strengthen its international brand recognition, LORIS once again demonstrated its global growth vision throughout the summit. Supporting its success story extending from Türkiye to the world with innovative products, the brand continues to expand with its strong production infrastructure and export network.

Manisa Mesir Paste Stand Drew Major Attention

One of the summit’s most colorful and traditional stands belonged to the Manisa Municipality’s Mesir Paste presentation.

The famous Mesir Paste, offered to participants, attracted great interest from both local and international guests.

Known for its history dating back to the Ottoman era, Mesir Paste is recognized as a traditional healing culture made from dozens of spices and natural ingredients. Included in UNESCO’s Intangible Cultural Heritage List, this special delicacy played an important role in introducing Türkiye’s rich cultural heritage to international visitors.

Throughout the summit, guests visiting the stand were offered Mesir Paste while traditional Turkish flavors received widespread appreciation.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Aralık 2025 Pazar

Ümit Özdağ, “Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Ümit Özdağ, “Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı”

Asgari ücret, milyonlarca çalışanın ve ailesinin hayatını doğrudan etkileyen, ülkenin ekonomik ve sosyal vicdanını yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Bu rakam, sadece bir ücret değil, insan onuru ve asgari yaşam standardının da garantisidir.

“Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu kritik konuda adeta toplumun vicdanı oldu ve net bir hedef ortaya koydu.

Ümit Özdağ, Asgari ücret konusundaki bu net ve insani duruşu, onun siyasi duruşunun da bir özeti niteliğinde. Milyonların sesi olmaya devam ediyor.

Ümit Özdağ,Türk siyasetinde fikirleriyle ön açan, söylemekten çekinmediği gerçeklerle halkın derdine tercüman olan bir lider.. Sadece bir siyasetçi olmanın ötesinde, adaletsizliğe karşı yükselen bir sestir. Halkın gerçekleriyle yüzleşme cesaretini gösteren, rakamların ardındaki insan hikayelerini gören nadir liderlerdendir. Onun bu duruşu, siyasete olan güveni yeniden tesis etme potansiyeli taşıyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği haftalık basın toplantısında, Türkiye’nin gündemindeki pek çok konuyu masaya yatırdı. Toplantının en dikkat çeken ve milyonları ilgilendiren başlığı ise asgari ücret oldu. Özdağ, en düşük emekli maaşı da dahil olmak üzere asgari ücretin 45 bin lira olması gerektiğini vurgulayarak, iktidarın ekonomik politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı

Türkiye’de milyonların kaderini belirleyen asgari ücret tartışmaları resmen başladı. Artan enflasyon, derinleşen hayat pahalılığı ve bütçe dengeleri tartışılırken, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, haftalık basın toplantısında çok sert ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Asgari ücret bir lütuf değil, vatandaşın doğuştan hakkıdır. Türk milleti açlık sınırı altında yaşamak zorunda bırakılamaz.” sözleri salonu dolduran basın mensuplarının dikkatle takip ettiği anlar arasında yer aldı.

Halkın Görüşü “Türkiye’nin gerçek sorunlarını cesurca dile getiren tek lider Prof. Dr. Ümit Özdağ olduğu yönünde.. Asgari ücret konusunda milletin hakkını savunduğu için kendisini halk yürekten destekliyor.

“Zafer Partisi Yükselişte”

Özdağ konuşmasına, Zafer Partisi’nin anketlerde 3. parti olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak başladı. Partiye katılan Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu’nu takdim eden Özdağ, önümüzdeki günlerde yeni katılımların devam edeceğini duyurdu.

“4 Deniz 4 Bölge” Projesi AK Parti’nin Gündeminde

“AK Parti, Zafer Partisi programını kes-yapıştır kullanıyor”

Erdoğan’ın Anadolu’da yeni sanayi koridorları kuracaklarını açıklamasına değinen Özdağ, “AK Parti bizim seçim bildirgemizi sonunda okumuş. 4 Deniz 4 Bölge sanayi koridorları bizim projemizdir.” diyerek mevcut iktidarı plansızlıkla suçladı.

“TÜİK Artık Uganda İstatistik Kurumu Gibi”

Enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirten Özdağ, TÜİK’in verilerini alaya alarak şunları söyledi; “Aylık enflasyon 0,87 ise Uganda’da yaşamıyoruz herhalde? ENAG ve İTO verileri gerçek durumu açıkça ortaya koyuyor.”

Ekonomik Tablo Karanlık, Öneriler Net

Özdağ, açıkladığı 45 bin lira talebinin arka planını, iktidarın 23 yıllık ekonomik performansıyla resmetti. TÜİK’in “eğlenceli” bulduğu enflasyon verilerine karşılık ENAG’ın yıllık enflasyonu %56.82 olarak açıkladığını hatırlattı. Vergi adaletsizliğine de değinerek, vergi yükünün büyük kısmının dar gelirlilerin sırtında olduğunu, 2026 bütçesinin de bir “fakirleşme bütçesi” olacağını vurguladı.

16 milyon emeklinin aldığı 16.881 TL maaşın üç günden fazla geçindirmeye yetmeyeceğini söyleyen Özdağ, iktidarın ekonomiyi ağır bir buhrana soktuğunu ifade etti.

Faiz Ödemesiyle “20 Yavuz Sultan Selim Köprüsü” Yapılırdı

2025 ve 2026 bütçesine dikkat çeken Özdağ, “Sadece bu yıl ödenecek faiz 54,3 milyar dolar. Bununla 20 tane Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılır.”diyerek bütçedeki mali çarpıklığı gözler önüne serdi.

Egemenlik İhlallerine Sert Tepki

Karadeniz’deki Siha Saldırısı: “Türkiye’ye Saygısızlıktır”

Ukrayna’nın Türk ekonomik sularında Rus gemilerine SİHA saldırısı düzenlemesine sert tepki veren Özdağ, hükümetin Ukrayna’yı daha ağır uyarması gerektiğini söyledi.

Cizre’deki “Peşmerge Skandalı”

Peşmerge güçlerinin Cizre’ye ağır silahlı ve üniformalı şekilde girişini “egemenlik ihlali” olarak nitelendiren Özdağ,
“Bu rezalet soruşturulmalı, sorumlular cezalandırılmalıdır.”
diye konuştu.

Heybeliada Ruhban Okulu Tartışması Alevleniyor

ABD Büyükelçisi’nin okulun 2026’da açılacağı açıklamasına tepki gösteren Özdağ, bunun Türkiye’nin iç işlerine müdahale olduğunu vurguladı:
“Bu okul Türk hukukunun dışında açılamaz. Anayasa ve Lozan buna izin vermez.”

Öcalan Tartışması “Devleti Tehlikeye Sürüklüyorsunuz”

PKK ve ikinci Öcalan sürecinin yeniden gündeme getirildiğini belirten Özdağ, hükümeti çok sert ifadelerle uyardı:
“Cumhuriyeti ateşe atacak bir sürecin arifesindeyiz. Türk milleti buna izin vermez.”

“Asgari Ücret 45 Bin Tl Olmalıdır”

“Türk milleti açlık sınırına mahkûm edilemez.”

Asgari ücret tartışmalarına yönelik en net çıkışını yapan Özdağ şu sözleri kullandı:

“30 bin TL konuşuluyor, bu rakam daha bugünden açlık sınırında. Zafer Partisi olarak asgari ücretin ve en düşük emekli maaşının 45 bin TL olması gerektiğini belirtiyoruz.”

“Bu kader değil, yanlış ekonomik tercihlerin sonucudur. Türk milleti sadaka ekonomisine mecbur bırakılamaz.”

Erken Seçim Çağrısı

Özdağ, erken genel seçim için en uygun tarihin Ekim 2026 olduğunu belirterek, mevcut iktidarın Türkiye’yi artık taşıyamadığını söyledi.

“Ümit Özdağ’ın milletin hakkını savunan bu kararlı duruşunu halk  gönülden destekliyor. Halkın algısı “Asgari ücret ve ekonomik gerçekler konusunda en cesur çıkışı yine o yaptı.” Şeklinde.

yilmazparlar@yahoo.com

Sağlık Turizminde Tarihi İmza-Yılmaz Parlar

Siyaset Ekonomi Turizm Otomotiv Gayrimenkul Sağlık Gıda Bilişim Teknoloji Gastronomi Kita...