guncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
guncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2026 Çarşamba

BULTÜRK’ten Tarihe Hafıza Köprüsü-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

BULTÜRK’ten Tarihe Hafıza, Geleceğe Barış Mesajı

Türk Dünyasının Acıları Belgeler, Kitaplar ve Belgesellerle Gelecek Kuşaklara Aktarılıyor

Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (BULTÜRK), Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşanan acıları, zorunlu göçleri, kültürel kayıpları ve insan hakları ihlallerini tarihî hafıza perspektifiyle ele alan çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

Derneğin kitap, sempozyum, konferans, araştırma ve belgesel çalışmaları, geçmişin unutulmaması kadar geleceğin daha barışçıl bir anlayış üzerine kurulmasına yönelik önemli bir sivil toplum örneği ortaya koyuyor.

2003 yılında kurulan BULTÜRK, Bulgaristan Türklerinin tarihini, kültürünü ve kimliğini yaşatmanın yanı sıra Türkiye ile Bulgaristan arasında siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel bir köprü olmayı amaçlıyor. Dernek, Türk Dünyası ile gönül bağlarını güçlendirmeyi ve tarihî mirası yeni nesillere aktarmayı temel çalışma alanları arasında görüyor.

Geçmişi Hatırlamak, Geleceği İnşa Etmek

BULTÜRK’ün çalışmalarında dikkat çeken en önemli yaklaşım, tarihî acıların yalnızca geçmişin yaraları olarak görülmemesi.

Dernek tarafından hazırlanan “Türk Dünyasında Soykırımlar” adlı eser; farklı coğrafyalarda yaşanan acıları, sürgünleri, etnik temizlikleri, zorunlu göçleri, kültürel asimilasyonları ve insan hakları ihlallerini ele alıyor. 70’i aşkın yazarın katkılarıyla hazırlanan çalışmada Balkanlar, Kafkasya, Kırım, Ahıska, Kerkük, Kıbrıs, Doğu Türkistan, Çuvaşistan, Gagavuz Yeri, Sekeller ve Trakya gibi farklı bölgelerde yaşanan tarihî süreçler disiplinlerarası bir bakış açısıyla inceleniyor.

Bu çalışmaların taşıdığı anlam yalnızca geçmişte yaşananları anlatmak değil; aynı acıların yeniden yaşanmaması için tarihî hafızayı canlı tutmak.

Geçmişin acılarını hatırlamak, kin üretmek zorunda değildir. Aksine tarihî gerçekleri bilmek; toplumların birbirini daha iyi anlamasına, insan haklarının değerinin kavranmasına ve gelecek kuşakların daha barışçıl bir dünya kurmasına katkı sağlayabilir.

Soykırımların hafızası, barışın vicdanına dönüşebilir.

BULTÜRK’ün yaklaşımında tarih, geleceğe karşı bir hesaplaşma aracı olmaktan çok geleceği daha doğru kurabilmenin hafızası olarak öne çıkıyor.

“Türk Dünyasında Soykırımlar” Kitabı ve Sergisi

BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk ile gerçekleştirilen söyleşide de derneğin bu çalışmasının önemi öne çıktı.

BULTÜRK tarafından hazırlanan “Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabının tanıtımı ve sergi açılışı 27 Haziran Cumartesi günü Bayrampaşa BAYGEM Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Programa Bulgaristan’ın önceki dönem Tarım ve Orman Bakanı İvan Hristanov, Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, Azerbaycan’dan Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi Başkanı İlgar Hüseynli ve Başkan Vekili Farhad Gashamli ile çok sayıda davetli katıldı.

Türk dünyasının farklı bölgelerinde yaşanan tarihî olaylara ilişkin belgeler ve görsel materyaller de ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.

Rafet Ulutürk’ün Öncülüğünde Güçlü Bir Sivil Toplum Çalışması

BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk, derneğin tarih, kültür, araştırma ve sivil toplum faaliyetlerini bir arada yürüten anlayışında önemli bir rol üstleniyor.

Derneğin kuruluşundan bugüne gerçekleştirdiği yüzlerce konferans, panel, seminer, kültürel etkinlik ve uluslararası toplantının yanı sıra yayın faaliyetleri de dikkat çekiyor.

2013 yılında kurulan Bulgaristan Stratejik Araştırma Merkezi ile çalışmalarını bilimsel zemine taşıyan BULTÜRK, çok sayıda kitap, araştırma ve akademik çalışma ortaya koydu.

Rafet Ulutürk’ün yönetimindeki BULTÜRK’ün çalışmalarında yalnızca geçmişin anlatılması değil, Türk Dünyası arasında bilgi, kültür ve dayanışma bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor.

Aysu Akbaş’ın Çalışmaları

BULTÜRK Genel Sekreteri Aysu Akbaş da derneğin yayın, konferans, araştırma ve kültürel projelerinde aktif rol üstlenen isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

“Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabının editörlüğünü yapan Akbaş, farklı coğrafyalardan gelen çalışmaların bir araya getirilmesinde önemli görev üstlendi.

Bu çalışmalar, BULTÜRK’ün yalnızca etkinlik düzenleyen bir yapı olmadığını; araştırma, yayıncılık, eğitim ve kültürel hafıza alanlarında da uzun soluklu faaliyet yürüttüğünü ortaya koyuyor.

“Kırcaali Efsanesi” ile Tarih Gençlerle Buluşuyor

BULTÜRK’ün tarihî hafıza çalışmalarının önemli ayaklarından birini de “Kırcaali Efsanesi” belgeseli oluşturuyor.

“Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi” projesi kapsamında Türkiye'nin farklı şehirlerinde 50’yi aşkın lisede binlerce öğrenciyle buluşuldu. Bursa, Çanakkale, Kırklareli, Tekirdağ, Kütahya, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli gibi şehirlerde öğrencilerle tarihî ve kültürel bilgiler paylaşılırken belgesel gösterimleri gerçekleştirildi.

Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi'ndeki programlarda da yüzlerce öğrenciyle bir araya gelindi.

Bu yönüyle proje, tarihî bilgilerin yalnızca kitaplarda kalmaması; gençlerin geçmişlerini öğrenerek geleceğe daha bilinçli bakmaları açısından önem taşıyor.

BULTÜRK’ten Bir İlk: Türk Cumhurbaşkanı Adayı Sali Şaban

BULTÜRK’ün Türk Dünyasına yönelik çalışmalarındaki en dikkat çekici adımlardan biri de Bulgaristan’da bir Türk’ü Cumhurbaşkanı adayı göstermesi oldu.

Dernek, 2011 yılında Sali Şaban’ı Cumhurbaşkanı adayı göstererek, Türk toplumunun siyasi temsil ve demokratik katılım alanında önemli bir ilke imza attı.

BULTÜRK kaynaklarında bu adaylığın Bulgaristan tarihinde bir Türk Cumhurbaşkanı adayının seçimlere katılması açısından önemli bir dönüm noktası olduğu ve yaklaşık 50 bin oy aldığı belirtiliyor.

BULTÜRK açısından bu girişim yalnızca bir seçim çalışması olarak görülmüyor. Bulgaristan Türklerinin siyasi, ekonomik ve kültürel haklarının güçlendirilmesi, demokratik süreçlere daha etkin katılması ve kendi geleceği üzerinde söz sahibi olması yönündeki çalışmaların önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bu yönüyle Sali Şaban’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı, BULTÜRK’ün yalnızca kültürel faaliyetler gerçekleştiren bir dernek olmadığını; gerektiğinde siyasi temsil, demokratik katılım ve toplumsal farkındalık alanlarında da sorumluluk üstlendiğini gösteren önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Birleştiren ve Kucaklayan Bir Anlayış

BULTÜRK yönetiminin çalışmalarında dikkat çeken temel mesajlardan biri de ayrıştırıcı değil, birleştirici bir anlayışın vurgulanması.

Dernek, siyasi görüşü, düşüncesi veya sosyal konumu ne olursa olsun Türk milletinin ortak değerleri etrafında buluşan herkese kapısını açık tutuyor.

Bu yaklaşım; ayrıştırmak yerine birleştirmek, ötekileştirmek yerine kucaklamak ve geçmişten güç alarak geleceğe yürümek üzerine kuruluyor.

Tarih unutulmasın; ancak tarih yeni düşmanlıkların gerekçesi de olmasın.

Yaşanan acıların belgelenmesi, mağdurların hatırasının yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması; insanlığın ortak vicdanını güçlendirecek bir bilinç oluşturabilir.

Yılmaz Parlar’a BULTÜRK’ten Başarı Plaketi

BULTÜRK’ün Türk Dünyasına yönelik çalışmalarının bir başka anlamlı yansıması ise basın ve medya alanında Türk Dünyasının tanıtımına yönelik çalışmalar yapan Yılmaz Parlar’a başarı kupa plaketinin takdim edilmesi oldu.

Etkinliğe katılamaması nedeniyle plaket, 11 Ağustos 2026 Salı günü BULTÜRK’ün Aksaray’daki dernek ofisinde Genel Başkan Rafet Ulutürk tarafından kendisine takdim edildi.

Bu buluşmada gerçekleştirilen söyleşide BULTÜRK’ün farklı coğrafyalardaki Türk topluluklarının tarihini, kültürünü ve yaşadığı sorunları gündeme taşıyan çalışmalarına da değinildi.

Tarihî Hafıza Geleceğe Işık Tutsun

BULTÜRK’ün çalışmaları üzerinden ortaya çıkan en güçlü mesajlardan biri şu:

Geçmişi bilmek, geçmişte yaşamak değildir.

Acıları hatırlamak, yeni acılar üretmek anlamına gelmez. Aksine yaşananları doğru belgelerle ortaya koymak; mağdurların hatırasına saygı göstermek, insan haklarının değerini anlamak ve gelecek nesillere daha barışçıl bir dünya bırakmak için önemli bir sorumluluktur.

Türk Dünyasının farklı coğrafyalarında yaşanan sürgünler, göçler ve insan hakları ihlallerinin belgelenmesi, yalnızca bir topluluğun değil, insanlığın ortak hafızasının korunmasına yapılan bir katkı olarak değerlendirilebilir.

BULTÜRK’ün kitapları, konferansları, araştırmaları ve “Kırcaali Efsanesi” gibi belgesel çalışmaları bu hafızayı genç kuşaklarla buluştururken, ortaya konulan temel yaklaşım geçmişten geleceğe uzanan bir köprü kuruyor.

Unutmamak; kin için değil, aynı acıların bir daha yaşanmaması için.

Ve tarihî hafızanın en değerli amacı belki de tam olarak budur:

Geçmişin acılarından geleceğin barışını inşa edebilmek.

yilmazparlar@yahoo.com

BULTÜRK Sends a Message of Historical Memory for the Past and Peace for the Future

The Suffering of the Turkic World Is Being Passed on to Future Generations Through Documents, Books and Documentaries

The Bulgarian Turks Culture and Service Association (BULTÜRK) is drawing attention with its work addressing the suffering, forced migrations, cultural losses and human rights violations experienced in different regions of the Turkic world from the perspective of historical memory.

Through its books, symposiums, conferences, research projects and documentaries, the association is not only preserving the memory of the past but also presenting an important civil society example aimed at building a more peaceful understanding of the future.

Founded in 2003, BULTÜRK aims to preserve the history, culture and identity of Bulgarian Turks while also serving as a political, economic, social and cultural bridge between Türkiye and Bulgaria. Strengthening ties with the Turkic World and transferring historical heritage to future generations are among the association’s principal areas of activity.

Remembering the Past, Building the Future

One of the most significant aspects of BULTÜRK’s work is its approach to historical suffering—not simply as wounds of the past, but as part of a collective memory that can contribute to a more peaceful future.

The association’s work titled “Genocides in the Turkic World” examines suffering, forced migration, ethnic cleansing, cultural assimilation and human rights violations experienced in different geographical regions. Prepared with contributions from more than 70 authors, the work examines historical developments in regions including the Balkans, Caucasus, Crimea, Ahıska, Kirkuk, Cyprus, East Turkestan, Chuvashia, Gagauzia, the Székely region and Thrace from an interdisciplinary perspective.

The purpose of these studies is not simply to recount past suffering, but to keep historical memory alive so that the same tragedies are not repeated.

Remembering suffering does not necessarily mean producing hatred. On the contrary, understanding historical realities can help societies understand one another better, strengthen awareness of human rights and enable future generations to build a more peaceful world.

The memory of genocides can become the conscience of peace.

For BULTÜRK, history is presented not primarily as an instrument of confrontation with the future, but as a memory that can help build the future more wisely.

“Genocides in the Turkic World”: Book and Exhibition

During an interview with BULTÜRK President Rafet Ulutürk, the importance of the association’s latest historical memory project was also highlighted.

The presentation and exhibition opening of BULTÜRK’s book “Genocides in the Turkic World” took place on Saturday, June 27, at the Bayrampaşa BAYGEM Mehmet Akif Ersoy Cultural Center.

The event was attended by former Bulgarian Minister of Agriculture and Forestry Ivan Hristanov, Bayrampaşa Deputy Mayor İbrahim Akın, İlgar Hüseynli, President of the Center for Social Strategic Studies and Analytical Research in Azerbaijan, Vice President Farhad Gashamli and numerous guests.

Historical documents and visual materials concerning events in different regions of the Turkic world were also presented to visitors.

A Strong Civil Society Initiative Under Rafet Ulutürk’s Leadership

BULTÜRK President Rafet Ulutürk stands out as a leading figure in the association’s approach, which brings together history, culture, research and civil society activities.

Since its establishment, the association has organized hundreds of conferences, panels, seminars, cultural programs and international meetings, alongside its publishing activities.

With the establishment of the Bulgarian Strategic Research Center in 2013, BULTÜRK further developed its work on a scientific basis and produced numerous books, research studies and academic publications.

Under Rafet Ulutürk’s leadership, BULTÜRK focuses not only on preserving the past but also on strengthening bonds of knowledge, culture and solidarity throughout the Turkic World.

Aysu Akbaş and Her Contribution to the Work

BULTÜRK Secretary General Aysu Akbaş is another prominent figure actively involved in the association’s publishing, conference, research and cultural projects.

As editor of the book “Genocides in the Turkic World,” Akbaş played an important role in bringing together contributions from different geographical regions.

These activities demonstrate that BULTÜRK is not simply an organization that holds events; it also carries out long-term work in research, publishing, education and cultural memory.

History Meets Young People Through the “Legend of Kardzhali”

Another important element of BULTÜRK’s historical memory initiatives is the documentary “The Legend of Kardzhali.”

As part of the “Passage to Rumelia Conference and The Legend of Kardzhali Documentary Screening” project, the association reached thousands of students at more than 50 high schools in different Turkish cities. In cities including Bursa, Çanakkale, Kırklareli, Tekirdağ, Kütahya, Bilecik, Sakarya and Kocaeli, students were introduced to historical and cultural information alongside documentary screenings.

Hundreds of students also attended programs at Yıldız Technical University, Istanbul Medeniyet University and Sakarya University.

The project is significant because it ensures that historical knowledge does not remain only in books, but reaches young people and helps them understand their past and look toward the future with greater awareness.

A First for BULTÜRK: Turkish Presidential Candidate Sali Şaban

One of the most remarkable steps in BULTÜRK’s work in the Turkic World was its decision to put forward a Turkish candidate for the presidency in Bulgaria.

In 2011, the association supported Sali Şaban as a presidential candidate, marking what BULTÜRK describes as an important milestone in the political representation and democratic participation of the Turkish community.

According to BULTÜRK’s information, the candidacy represented an important turning point as a Turkish presidential candidate participated in the elections in Bulgaria, receiving approximately 50,000 votes.

For BULTÜRK, this initiative was more than an electoral campaign. It formed part of the association’s broader efforts to strengthen the political, economic and cultural rights of Bulgarian Turks, encourage greater democratic participation and enable the community to have a stronger voice in shaping its own future.

In this respect, Sali Şaban’s presidential candidacy stands as one of the most significant examples demonstrating that BULTÜRK is not limited to cultural activities, but also takes responsibility in areas of political representation, democratic participation and social awareness.

An Approach That Unites and Embraces

Another central message in BULTÜRK’s work is its emphasis on unity rather than division.

The association states that its doors remain open to everyone who comes together around the common values of the Turkish nation, regardless of political opinion, worldview or social status.

Its approach is based on uniting rather than dividing, embracing rather than excluding, and moving toward the future by drawing strength from the past.

History should not be forgotten—but neither should history become a justification for new hostility.

Documenting suffering, preserving the memory of victims and passing that knowledge on to future generations can help strengthen the common conscience of humanity.

BULTÜRK Presents Achievement Plaque to Yılmaz Parlar

Another meaningful reflection of BULTÜRK’s efforts toward the Turkic World was the presentation of an achievement trophy plaque to Yılmaz Parlar for his work in the press and media aimed at promoting the Turkic World.

As he was unable to attend the event, the plaque was presented to him on Tuesday, August 11, 2026, at BULTÜRK’s association office in Aksaray by President Rafet Ulutürk.

During the meeting, the conversation also focused on BULTÜRK’s work bringing the history, culture and challenges of Turkic communities in different regions to public attention.

Let Historical Memory Illuminate the Future

One of the strongest messages emerging from BULTÜRK’s work is this:

Knowing the past does not mean living in the past.

Remembering suffering does not mean creating new suffering. On the contrary, documenting what happened accurately, respecting the memory of victims, understanding the value of human rights and leaving future generations a more peaceful world are important responsibilities.

Documenting the forced migrations, displacements and human rights violations experienced in different regions of the Turkic World can therefore be seen not only as a contribution to one community, but also as a contribution to preserving the common memory of humanity.

Through its books, conferences, research projects and documentaries such as “The Legend of Kardzhali,” BULTÜRK is bringing this memory to younger generations and building a bridge from the past to the future.

Remembering—not for hatred, but so that the same suffering is never experienced again.

Perhaps that is the most valuable purpose of historical memory:

To build the peace of the future from the lessons of the past.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Mayıs 2025 Cuma

28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Barış, Sevgi-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Barış, Sevgi

Barış, Sevgi ve Kültür İstanbul’da Buluştu

28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde FOWPAL’dan Unutulmaz Performans


Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl 28.’si düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi, İstanbul WOW Hotel Kongre Merkezi’nde dünyanın dört bir yanından gelen devlet adamları, akademisyenler, kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek, “Daha İnsancıl Bir Dünya, Yaşanabilir Bir Dünya İçin Diyalog” temasında buluştu. Zirvede ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin yanı sıra, barış ve vicdan çağrıları da ön plandaydı.



Etkinliğe damga vuran uluslararası katılımcılardan biri, merkezi UNESCO bünyesinde faaliyet gösteren, başkanlığını Nobel Barış Ödülü sahibi Dr. Hong Tao-Tze’nin yaptığı Dünya Barış ve Sevgi Federasyonu (FOWPAL) oldu. 64 kişilik gönüllü heyetiyle İstanbul’a gelen FOWPAL, Gala Yemeği’nde sundukları etkileyici sahne performanslarıyla zirveye adeta renk kattı. Gösterilerde doğunun uyum ve bereket sembolleri olan ejderhalar ve mor anka kuşları, batının umut ve sevgi simgesi beyaz meleklerle buluştu. Modern ışık efektleri ve yaratıcı koreografilerle harmanlanan bu kültürel sunumlar, izleyenlerden büyük alkış aldı.


FOWPAL’ın açılış gününde gerçekleştirdiği "Dünya Barış ve Sevgi Çanı" töreni, katılımcılara umut ve birlik mesajı verdi. Şu ana kadar 156 ülkeden 76 devlet başkanı ve 15 Nobel Barış Ödüllü liderin katıldığı bu çan töreni, dünya barışı için sembolik bir çağrı niteliği taşıyor.


FOWPAL Başkanı Dr. Hong, Tao-Tze 8 Mayıs’taki konuşmasında, “Sevgi, Vicdan ve Eylem” çağrısıyla küresel vatandaşlara seslendi. Yapay zekânın vicdanla yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan konuşmacılar, insanlığın refahı için teknoloji ve etik birlikteliğini savundu.



Zirve boyunca klasik Türk müziği, halk müziği ve Kafkas halk danslarıyla bezenmiş kültürel programlar da büyük ilgi gördü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Müzik Toplulukları’nın sunduğu Türk sanat müziği performansları ve geleneksel halk dansları izleyenlere Anadolu’nun zengin kültür mirasını yeniden hatırlattı.

Bu yıl aynı zamanda Marmara Grubu Vakfı’nın 40. kuruluş yılıydı. Zirvede, Dr. Hong’a uzun yıllardır sürdürdüğü küresel barış çabaları nedeniyle Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver tarafından “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” takdim edildi.

Zirve süresince FOWPAL, “Dünya Umut Gücü Günü”, “Uluslararası Vicdan Günü” ve “Şeffaflık ve Dürüstlük” bildirgelerini katılımcılarla paylaşarak, dünyayı sevgi ve vicdana dayalı bir barış kültürüne davet etti. Bu bildirgeler, bireylerin değer odaklı eylemleriyle küresel güveni ve barışı inşa edebileceğine dair güçlü birer taahhüt niteliğinde sunuldu.


28.Avrasya Ekonomi Zirvesi, ekonomik gündemden çok daha fazlasını sunarak, insanlığı merkeze alan, kültürlerarası diyaloğu teşvik eden bir vizyonla sona erdi.

yilmazparlar@yahoo.com

20 Ocak 2021 Çarşamba

Markalaşmak Neden Önemli

  


Markalaşmak Neden Önemli

Ürünü değerli yapan marka, markaya değer verende ödül.

Lob'in Turkey Başkanı Fahri Ustaoğlu,  2021 Uluslararası Marka Liderleri Zirvesinde ürünün markasına yapılan yatırımın çok önemli olduğunu vurgulayarak,  “Marka, o ürüne kıymet, kişilik, isim veren bir değer. Markalaşmaya çok önem vermek gerekiyor."  dedi.



Başkanlğını Fahri Ustaoğlunun koordinatörlüğünü Fehim Ustaoğlunun yaptığı Lob'in Turkey tarafından düzenlenen 2021 Uluslararası Marka Liderleri zirvesi,19 ocak 2021 salı günü Tarabya, Vilayetler Evinde gerçekleştirildi. 

Hızla gelişen dünyamızda rekabetçi ve sürekli değişen marka ortamında yenilikçilik, çeviklik ve tüketici içgörüleri ile marka başarısını sağlayanlar ödüllendirildi.

Sunumu oyuncu Metin Yıldız ve Ceylan Yılmaz’ın, Kırmızı halı sunumunu Best Model 2020 Yüz güzeli Aleyna Deniz’in üstlendiği Zirvede yapılan konuşmalarda; Rekabetçi markaların merceğinden, marka pazarlama ekosistemini etkileyen, tüketicilerin zamanı ve ilgisi için verilen mücadele, dijital deneyimin gittikçe parçalı hale geldikçe yoğunlaştığı, değişim yaşandığı, tüketicilerin gerçek insan bağlantısı ve aidiyeti için çevrimiçi topluluklara yöneldiği, çevrimiçi topluluğun rolü ve değeri önem kazandıkça, rakip markalar tüketicilere daha derin, daha hızlı bir şekilde ulaşma fırsatını yakalayan markalara sahip olduğu vurgulandı.



Yerli yabancı katılımcılarla oldukca yoğun ilgi gören ve elit bir davetlinin icabet etdiği zirvede; Tüketici Diyaloğu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Avrupa Ekonomi Senatosu Türkiye-Ortadoğu Başkan Yardımcısı Ekonomi Senatörü Musa Karademir moderatörlüğünde birde, marka ile ilgili panel programı yer aldı.

Panelistler; Consulta iletişim ve marka yönetim hizmetleri kurucusu Nilgün Cengiz “Markaların iletişim stratejileri”,Tüketiciyi güçlendirme yönetim kurul başkanı Jale yanılmaz “Tüketicilerde marka bilinci”, Medya mensubu Yılmaz Parlar “Marka ve medya” konuları hakkında bilgi paylaştılar.

Panelde; Marka değerinin temel boyutlarından biri olan marka bilinci, bir markayı değerlendirme kümesine dahil etmenin ana faktörü olduğu,

genellikle tüketicilerin satın alma kararının bir ön koşulu olarak kabul edildiği, marka farkındalığının önemi ifade edildi.

Bir marka iletişim stratejisi, özünde, gerçek bir işin veya markanın dünyaya doğru zamanda doğru insanlarla doğru şekilde konuşacak şekilde iletilmesinin bir yansıması olduğu, dünyaya verdiği fayda, hikaye oluşturabilecek en temel bölümlere, şirketin gerçekte ne yaptığı, anahtar tipteki insanlara hitap etmesi gerektiği gibi bilgiler dile getirildi. 

Günümüzün sofistike medya ortamı, bilgili pazarlamacılar için her zamankinden daha fazla araç ve platform sunduğu günümüzün en yenilikçi pazarlamacılarının, markalarını büyütmek tüm medya stratejileri, oluşturma sırasında aynı yaklaşımı benimsedikleri belirli hedefleri ve belirli demografisi olmaı gerektiği şeklinde özet olarak paylaşıldı.



Ödüle layık görülen Tüm Kalkınma İş Adamları ve Girişimciler Derneği (TÜMKİAD Başkanı Nihat Tanrıkulu teşekkü konuşmasında “Birilerinin emrinde olan değil devletçi olanların ve devletin emrinde olan iş dünyasının yeni yüzü olsun diye bir STK kurduk tüm dünya bunu böyle bilsin. Bize katılmak isteyenlerde bunu bilerek gelsin yoksa içimizde barınamaz…Allahtan korkan  kimseden korkmaz..” gibi sözlerle müstakil olduklarını açıkladı.

Pheda menager Dr. Esat Başaran zayıflama ve diyabet için alternatif ilaç hakkında bilgi verdi.

Ödül törende ayrıca  "Türkiye'nin Uluslararası Haber Ajansı Markası" ödülü Anadolu Ajansına, "Yılın Ekonomi Kuşağı" ödülü A Para kanalında "Seans Öncesi" programını sunan Şafak Tükle Uysal'a, "Yılın En İyi Spor Programı ve Sunucusu" ödülü "VAR Odası" programıyla Ertem Şener'e verildi.



Ödül plaketlerin yanı sıra verilen sertifikaların ödül sahibi isimleri kaligraf sanatcısı Fatma Geyik tarafından yazıldı. 

1988 yılında Türkiye'nin ilk Tüketici Dergisi ile tüketicinin bilinçlenmesi, tüketici haklarının yaygınlaştırılması ve kalitenin yükseltilmesi için çalışmalar yapmaya başlayan LOB'IN (Leaders Of Branding Intelligence Summit) ekibi Fahri Ustaoğlu başkanlığında Fehim Ustaoğlu koordinasyonunda 34 yıldır faaliyetlerini yurtiçinde ve yurtdışında sürdürmektedir.


yilmazparlar@yahoo.com

21 Kasım 2020 Cumartesi

Çöpsüz Sokaklar


  

Çöpsüz Sokaklar

Çevre Dostu Yunuslar

Avrupa Ekonomi Senatörü ve Alipour Group GmbH Yönetim Kurulu Başkanı Iraj Alipour, Türkiye’deki yatırımların yanı sıra sosyal sorumluluk bilinciyle Çevre Dostu Yunuslar Derneğini kurarak “Çöpsüz Sokaklar” sloganıyla, çevrenin temiz tutulması konusunda çocukların eğitilmesine destek olmaktadır.



Dernek faliyetlerin başında farkındalık yaratarak çocuklarda çevre bilincinin oluşması, özellikle eğitici yeni yazılım oyunları gelmektedir. Çocuklar üzerinden Büyüklere mesaj olacak bu asil hizmetin, bir yabancı tarafından, Türkiye Sokakların temiz olma arzusunu büyük takdir ve hayranlıkla karşıladık ve Alipour Group GmbH Yönetim Kurulu Başkanı Iraj Alipour’u ofislerinde ziyaret etdik.

 Avrupa Ekonomi Senatörü ve Alipour Group GmbH Yönetim Kurulu Başkanı Iraj Alipour ile yaptığımız söyleşide; Türkiye’deki yatırımlarını hızlandırdığını, Teknoloji, yazılım, ilaç ve yeni Ar-Ge ürünlerine dayalı farklı şirketlerden oluşan Almanya merkezli Alipour Group’un 30 yıllık geçmişi olduğunu öğrendik.

Faliyetlerini sorduğumuzda; Son 3 yıldır Türkiye’de ticari faaliyetlerini sürdürmeye başladığını, özellikle Ar-Ge’ye dayalı yeni nesil teknolojik ürünlerin Türkiye’de üretilmesi ve ihracatı için çalıştıklarını dile getirdi.  

Geliştirdiği ürünler arasında, nano teknoloji içeren underbold isimli sertleştirilmiş ve ekolojik yol kaplama malzemesi ile KOBİ’lerin kendi enerjilerini üretmeye destek olacak, yeni nesil rüzgar gülü konusunda bilgiler verdi.

Rüzgar gülü, Almanya ve İsviçre’den transfer edilen teknoloji ile üretim yapacak, ayrıca atıkların kompost hale getirilmesiyle elde edilen yüksek katma değerli ürün de Türkiye’de üretilerek, dünyaya satılacak, olması yüzümüzü güldürdü.

Tüm yatırımlarını Türkiye’de yapma kararı alan Alipour Group “3 yılı aşan araştırma-geliştirme çalışmalarımızla elde edilen ve patentli ürünlerin tamamı Türkiye’de üretilecek.” Diyen Yönetim Kurulu Başkanı Iraj Alipour, Halen probiyotik özellikler içeren, bakteri ve virüs bulaşmasını önleyici “dezenfektan kabini” ve yine özel tasarımlı, virüs ve bakteri öldürücü “hava temizleme cihazı” üretimi için yatırımlarını hızlandıracağı bilgisini paylaştı.



Türkiye’de farklı şirketler kurduklarını ve patent ve marka tescilleri bulunan ürünleri, Türkiye’de üreteceklerini açıkladı. Alipour, “Türkiye’nin son 20 yılda alt yapısı çok gelişti. Türkiye güçlü bir ülke. Amacımız ürettiğimiz bütün ürünleri dünyaya satmak.” Dedi.

Avrupa Ekonomi Senatosu hakkındaki sorumuza; Avrupa Ekonomi Senatosu (European Economic Senate-EES)’in Yönetim Merkezi Münih’de olduğu söyledi.

“Genel Başkan Dr. Ingo Friedrich. (Dr. Ingo Friedrich, 1979-2009 arasında tam otuz yıl Avrupa Parlamentosu’nda senatörlük yaptı. 2007-2014 döneminde de Parlamento Başkan Yardımcılığı’nı yürütdü.) Avrupa Parlamentosu’nda 49 Senatör var. Avrupa Konseyi’nin 2014-2019 döneminde Başkanı olan, Jean-Claude Juncker’de seçkin üyeler arasında 

Almanya, Avusturya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti gibi farklı ülkelerin, Avrupa Parlamentosu’na seçilmiş üyeleri de üyeler arasında. 

Microsoft Almanya, Audi, Almanya Telekom, UBS Almanya, Deutsche Bank gibi dünya çapında şirketlerin başkan ve CEO’ları da Avrupa Ekonomi Senatosu’nun üyeleri” gibi bilgler aldık.


yilmazparlar@yahoo.com


20 Ekim 2020 Salı

Roman Federasyondan Düğün

 Roman Federasyondan Düğün

Özgürlüklerine tutunmuş gibi görünen, basit şeylerden ve doğanın sağladığı güzellikle nasıl yetineceklerini bilen, birbirine sıkı sıkıya bağlı aile ve topluluk yapıları olan, güvenlik duygusu taşıyan Romanlardan olan İstanbul Roman Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Nebahat Bilgiç kızını evlendirdi.



Roman Düğünü söz konusu olunca eğlence, neşe, mutluluk kaçınılmaz. Bu güzel düğünün Nikah şahitliğini, Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demir Yürek ve Tarım ve Orman Bakanı Baş Danışmanı Metin Özçeri yaptı.




Romanların herkesle kaynaşmasını, Roman toplumu için yeni evlerin yapılmasını, Romanların durumunun iyileştirilmesi, Hükümet ve yerel yönetimler de Romanlarla fazla ilgilenmesini, içlerinden mimar, avukat, doktor vs.çocuklar yetiştirmek isteyen ve eğitimleri için, fakir aile çocuklarına gerekli koşulların sağlanması, çocuklarına burs verilmesi eğitim malzemelerin tedariki gibi faliyetlerine ve diğer yoğun çalışmalarıyla herkesin takdirini kazanan, İstanbul Roman Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Nebahat Bilgiç, kızı Sedef Bilgiç’i Emniyet mensubu Burak Dincel ile evlendirdi.

Nikah iki gün öncesi kına gecesi, eşi benzeri olmayan eğlence neşe içinde geçti. Orijinal Hindistan kıyafetler içinde davetliler gece saatlere kadar doyasıya eğlendiler.

Ailenin öneminin altını çizen, farklı gruplar arasında, bağları gösteren, Roman toplumunda evlilik, geleneksel olarak görücü usulü olması arzu edilir. Potansiyel Gelin-Damat çiftinin ebeveynleri, çocukları için ideal bir eş bulmaya yardımcı olmalarından kaynaklanmaktadır.

Kökleri Hindistan’a dayanan, Avrupa’da 15 milyon olarak tahmin edilen nüfuslarıyla en büyük azınlık grubu teşkil eden Romanlar, Avrupa’da hep dışlanmalarına rağmen ayakta kalmayı başardılar.

Türkiye’deki Roman nüfusu, tam bilinmemekle beraber 2 milyondan fazla olduğu, kimilerine göre 5 milyon gibi rakamlar söyleniyor. Kötü koşullarla, fakirlikle suçların yolu sık sık kesiştiği gerçeğiyle, bazıların suçlara bulaşmış durumda olmasıyla toplumu kötü olarak etiketlemektedir. İşe alınmamaktalardır. Daha iyi koşullarda  yaşamayı amaçlamaktalardır. Eğitimle kariyerli meslek sahibi isimler kazandırılmalı ve bu isimler örnek olmalıdır.



Sağlık, eğitim ve iyi koşullarda ikametgah gibi projeler için, çok fikirlerle Hükümet ve yerel yönetim kapılarını aşındıran, İstanbul Roman Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Nebahat Bilgiç, toplumundaki marjinal konumlarını çalışma, deneysel verileri kullanarak, güç farklılıklarının Romanlar ve yerleşik nüfus arasındaki sosyal ilişkileri nasıl şekillendirdiğini ve damgalanmanın Romanları zayıflatdığı gerçeğiyle iyileştirmenin aynı zamanda tüm toplumuda sağlıklı yapacağı görüşünü savunuyor.

yilmazparlar@yahoo.com

BULTÜRK’ten Tarihe Hafıza Köprüsü-Yılmaz Parlar

Siyaset Ekonomi Turizm Otomotiv Gayrimenkul Sağlık Gıda Bilişim Teknoloji Gastronomi Kit...