4 Nisan 2026 Cumartesi

Heritage Fuarı-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  Heritage Fuarı’nda Kültür Mirasının Devri

Müzecilikten Lokuma, Çiniden Gazi Kovana

Yenikapı’da 4 Nisan’a kadar sürecek dev buluşmada Türkiye’nin hafızası sergileniyor

Yenikapı Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nde kapılarını açan Heritage Fuarı (Kültür Mirası ve Müzecilik Fuarı), 4 Nisan 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek dev bir kültür şölenine dönüştü.



Müze profesyonellerinden akademisyenlere, asırlık markalardan geleneksel sanatçılara kadar geniş bir yelpazeyi buluşturan fuar, Türkiye’nin somut ve somut olmayan kültürel mirasını gözler önüne seriyor.

İşte Heritage Fuarı’nda öne çıkanlar ve unutulmaz hikâyeler…



Prof. Dr. Fethiye Erbay

“Müze, Geçmişle Gelecek Arasında Köprüdür”

Fuarın en dikkat çeken stantlarından biri Boğaziçi Üniversitesi Müzecilik Bölümü oldu. Standın başında bölüm başkanı Prof. Dr. Fethiye Erbay yer aldı. Türkiye’nin müzecilik alanında uzman ihtiyacını karşılayan nadir akademik programlara imza atan Erbay, fuar boyunca müzeciliğin sadece eser saklamak değil, kültürü yaşatmak ve toplumu bilinçlendirmek olduğunun altını çizdi.

“Müzecilik, bir ülkenin hafızasını koruma sanatıdır. Bugün müzeler eğitimin, toplumsal hafızanın ve kültürel diplomasinin merkezi haline geldi. Türkiye gibi binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir coğrafyada bu mirası yönetecek uzmanlara her zamankinden çok ihtiyaç var.”

Bugün Türkiye’nin birçok özel ve kamu müzesinde görev yapan uzmanlar, Erbay’ın öncülüğündeki bu bölümden mezun oldu. Ziyaretçilerden biri, “Fethiye Hoca sayesinde müzelerimiz aktif öğrenme merkezlerine dönüştü” yorumunu yaptı.



249 Yıllık Lezzet Hacı Bekir ve 6. Kuşak Lider Leyla Celalyan

Fuarın “Zamanla Kaybolmayanlar” bölümünde yer alan Ali Muhiddin Hacı Bekir, 1777’den bu yana Türk lokumunu dünyaya tanıtıyor. Standda ailenin 6. kuşak temsilcisi Leyla Celalyan dikkat çekiyor. Koç Üniversitesi İşletme mezunu olan Celalyan, markayı modern vizyonla buluştururken ihracat pazarlarında büyük atılım gerçekleştiriyor.



Hacı Bekir’in ürünleri bugün ABD, Japonya, Güney Afrika, İngiltere, Fransa, Hollanda, Güney Kore, Tayvan ve Ürdün gibi birçok ülkeye ihraç ediliyor. Celalyan, “Hacı Bekir sadece bir şekerleme markası değil; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir kültür elçisidir” diyor.

Son yüzyıldır şirket büyük ölçüde kadınlar tarafından yönetiliyor. Celalyan’ın büyük ninesi Reşide Hanım, Cumhuriyet’in ilk pasaportlarından birini alarak yurt dışına açılan ilk kadın girişimcilerdendi.



Geleneği Yaşatanlar

Folklor Kurumu’ndan 60 Yıllık Vefa

Folklor Kurumu, “Geleneği Yaşatanlar” temasıyla fuarda yerini aldı. 12 Aralık 1964’te kurulan ve 60 yılı aşkın süredir Türk halk kültürüne hizmet eden köklü kurum, halk oyunları, halk müziği, halk tiyatrosu ve geleneksel el sanatları alanlarındaki çalışmalarını sergiliyor.

UNESCO’nun 1989 tarihli Tavsiye Kararı’nda vurgulandığı gibi, folklor “insanlığın evrensel mirasının bir parçasıdır”. Folklor Kurumu da bu bilinçle Anadolu’nun dört bir yanındaki kültürel zenginlikleri derleyip gelecek nesillere aktarıyor. Yetkililer, “Kültürel mirasımızı yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğu” mesajını verdi.



Gazi Kovan

Kurtuluş Savaşı’nın Sessiz Tanığı

Makine Kimya Endüstrisi (MKE) standında sergilenen Gazi Kovan, fuarın en duygusal ve etkileyici eserleri arasında yer alıyor. MKE İmalât-ı Harbiye Müzesi uzmanı Yasin Ufuk Ergün ve MKE Kırıkkale Silah Fabrikası Müze sorumlusu Ömer Faruk Atcı’dan alınan bilgilere göre:

Gazi Kovan, ilk olarak Mart 1921’de Birinci İnönü Muharebesi sırasında kullanılan bir top mermisinin kovanı olarak ortaya çıktı. Cephedeki askerler bu kovana isimlerini ve birlik bilgilerini kazıdı. Savaş boyunca kovan toplam sekiz kez atölyeye dönüp yeniden doldurularak cepheye gönderildi. Bu sürekli kullanım ona “Gazi” unvanını kazandırdı. Son kullanımı cephede şehit düşen Karahisarlı Seyfi Çavuş tarafından oldu. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanında 101 pare top atışında kullanılarak tarihî yolculuğunu tamamladı.



Pınar İlhan Köse: Selçuklu’dan Günümüze Çini Büyüsü

Çini sanatçısı Pınar İlhan Köse, fuarda Selçuklu dönemi çini eserlerini geleneksel tekniklere bağlı kalarak çağdaş bir yorumla yeniden hayat buluyor. Eserlerini Çekmeköy’deki atölyesinde üreten Köse, çini sanatını şöyle tanımlıyor:

“Çini benim için sadece süsleme değil; sabır, nefes, ritim ve dua gibidir. Her fırça darbemde geçmişle bağ kuruyorum. Selçuklu desenlerindeki sadelik ve güç eserlerimin temelini oluşturuyor. Her fırın çıkışında yeniden doğuşu yaşıyorum.”

Standda Selçuklu’dan ilham alan tabaklar, vazolar, duvar panoları ve özgün çini tasarımları sergileniyor. Köse, “Çini, Anadolu topraklarının binlerce yıllık hafızasını taşır” diyor.

Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez.

Yer: Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi (Kadir Toptaş Sanat Merkezi)
Tarih: 4 Nisan 2026’ya kadar her gün açık

yilmazparlar@yahoo.com

Herıtage Faır A Grand Transfer Of Cultural Herıtage

From Museology to Turkish Delight, from Iznik Tiles to the "Gazi" Shell Casing – Turkey’s collective memory is on display in Yenikapı until April 4

The Heritage Fair (Cultural Heritage and Museology Fair), which opened its doors at the Yenikapı Kadir Topbaş Performance Center, has turned into a grand cultural festival that can be visited until April 4, 2026.

Bringing together a wide spectrum of participants—from museum professionals and academics to centuries-old brands and traditional artists—the fair showcases Turkey’s tangible and intangible cultural heritage.

Here are the highlights and unforgettable stories from the Heritage Fair…

Prof. Dr. Fethiye Erbay

"A Museum is a Bridge Between Past and Future"

One of the most remarkable stands at the fair belongs to the Department of Museology at Boğaziçi University. At the helm of the stand is the department chair, Prof. Dr. Fethiye Erbay. Having spearheaded one of the few academic programs in Turkey that addresses the growing need for museology experts, Erbay emphasized throughout the fair that museology is not merely about preserving artifacts, but about keeping culture alive and raising public awareness.

"Museology is the art of preserving a nation's memory. Today, museums have become centers of education, collective memory, and cultural diplomacy. In a geography like Turkey, which has been home to thousands of years of civilizations, we need experts to manage and narrate this heritage more than ever."

Many of the specialists currently working in Turkey’s public and private museums are graduates of the program led by Erbay. One visitor commented, "Thanks to Prof. Dr. Fethiye Erbay, our museums have transformed from passive repositories into active learning centers."

249 Years of Flavor, Hacı Bekir and 6th-Generation Leader Leyla Celalyan

In the fair’s "Timeless" section, Ali Muhiddin Hacı Bekir – introducing Turkish delight to the world since 1777 – draws significant attention. At the stand, the family’s sixth-generation representative, Leyla Celalyan, stands out. A graduate of Koç University’s Business Administration program, Celalyan combines the brand’s heritage with a modern vision while making major strides in export markets.

Today, Hacı Bekir’s products are exported to numerous countries, including the United States, Japan, South Africa, England, France, the Netherlands, South Korea, Taiwan, and Jordan. Celalyan states, "Hacı Bekir is not just a confectionery brand; it is a cultural ambassador reaching from the Ottoman Empire to the Republic of Turkey."

For the last century, the company has largely been run by women. Celalyan’s great-grandmother, Reşide Hanım, was one of the first female entrepreneurs to go abroad with one of the Republic’s earliest passports.

Keepers of Tradition

The Folklore Institution’s 60 Years of Dedication

The Folklore Institution (Folklor Kurumu) has taken its place at the fair under the theme "Keepers of Tradition." Founded on December 12, 1964, and serving Turkish folk culture for over six decades, this deep-rooted institution is showcasing its work in folk dances, folk music, folk theater, and traditional handicrafts.

As emphasized in UNESCO’s 1989 Recommendation, folklore is "a part of the universal heritage of humanity." With this awareness, the Folklore Institution collects cultural riches from all over Anatolia and passes them on to future generations. Officials stressed, "Keeping our cultural heritage alive is a shared responsibility for all of us."

The "Gazi" Shell Casing: Silent Witness of the Turkish War of Independence

Displayed at the stand of Machinery and Chemical Industry (MKE), the "Gazi" Shell Casing is one of the most emotional and impressive pieces at the fair. According to information provided by Yasin Ufuk Ergün, expert from the MKE Ammunition Factory Museum, and Ömer Faruk Atcı, museum curator at the MKE Kırıkkale Weapon Factory:

The Gazi Shell Casing first emerged in March 1921 during the First Battle of İnönü, as the casing of an artillery shell. Soldiers on the front lines carved their names and unit information onto it. Throughout the war, the casing returned to the workshop a total of eight times, was refilled, and sent back to the front. This repeated use earned it the title "Gazi" (Veteran). Its final use came from Seyfi Çavuş of Karahisar, who fell as a martyr on the front line. The casing completed its historic journey when it was used in the 101-gun salute celebrating the proclamation of the Republic on October 29, 1923.

Pınar İlhan Köse

The Magic of Iznik Tiles from the Seljuk Era to the Present

Iznik tile artist Pınar İlhan Köse is bringing Seljuk-era ceramic works back to life at the fair, adhering to traditional techniques while infusing them with a contemporary interpretation. Producing her works in her studio in Çekmeköy, Köse describes her art as follows:

"For me, Iznik tiles are not merely decoration; they are patience, breath, rhythm, and prayer. With every brushstroke, I connect with the past. The simplicity and power I find in Seljuk patterns form the foundation of my work. With every kiln opening, I experience a rebirth."

The stand features plates, vases, wall panels, and original tile designs inspired by the Seljuk era. Köse adds, "Iznik tiles carry the thousand-year-old memory of Anatolian soil."

"Those who do not know their past cannot build their future."

Venue: Yenikapı Eurasia Performance and Art Center (Kadir Toptaş Art Center)
Date: Open every day until April 4, 2026

yilmazparlar@yahoo.com

26 Mart 2026 Perşembe

İTO-- Dijitalleşme ve Yapay Zeka-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  Dijitalleşme ve Yapay Zeka

Veriden Değer Üretmek

Yapay Zeka Çağı

Geleceği Şekillendiren Stratejik Güç



Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil; ekonomilerin, devletlerin ve toplumların kaderini belirleyen stratejik bir güç haline geldi. Üretimden finansa, sağlıktan savunmaya kadar her alanda dönüşüm yaratan bu yeni çağ, veriyi işleyebilen ve anlamlandırabilen ülkeleri öne çıkarırken, geride kalanları ise rekabetin dışına itiyor. 21. yüzyılın en kritik yarışında kazananlar; yapay zekayı sadece kullananlar değil, onu geliştiren ve yönetenler olacak.



İstanbul’da Yapay Zeka Zirvesi: Veriden Değer Üretmenin Yol Haritası

26 Mart 2026 Perşembe günü İstanbul Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen “Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Veriden Değer Üretmek” etkinliği, iş dünyası, akademi ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi. Etkinlikte yapay zekanın ekonomik büyüme, verimlilik ve küresel rekabet üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde ele alındı.



Şekib Avdagiç,

 “Yapay Zeka Kullanan Kazanacak”

Açılış konuşmasını yapan Şekib Avdagiç, yapay zekanın dünya ekonomisine trilyonlarca dolarlık katkı sağlayacağını vurgulayarak şunları ifade etti:

Küresel ekonomiye yapay zekanın katkısının 16 trilyon dolara ulaşması bekleniyor

İşletmelerin %88’i en az bir alanda yapay zeka kullanıyor

Yapay zekayı yoğun kullanan sektörlerde çalışan başına gelir 3 kat artabiliyor

Avdagiç, iş dünyasına net bir mesaj verdi:
“Ya yapay zekayla dönüşeceğiz ya da başkaları bizi dönüştürecek.”

Ayrıca Türkiye’de yapay zekanın hızla yaygınlaştığını, ancak yerli üretim ve stratejik kullanımın artırılması gerektiğini vurguladı.



Vizyon Konuşması, Yapay Zeka Bir Araç Değil, Medeniyet Meselesi

Vizyon konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. İTOAİ, yapay zekanın yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda medeniyet inşasının temel unsuru olduğunu ifade etti.

Konuşmada öne çıkan başlıklar:

Yapay zeka, insan zekası ile makine hızını birleştiren kolektif bir güçtür

Veri üretmek değil, veriden anlam ve değer üretmek kritik önemdedir

Yapay zeka, doğru kullanılmazsa kaos, doğru yönetilirse küresel güç yaratır

En çarpıcı mesaj ise şuydu:
“Yapay zeka bir sihirli değnek değil; ona ne verirseniz onu büyütür.”



Türkiye İçin Kritik Uyarı: Ya Üreten Olacağız Ya Tüketen

Konuşmada Türkiye’nin yapay zeka ekosistemine dair önemli veriler paylaşıldı:

Türkiye’de 1000’in üzerinde yapay zeka girişimi bulunuyor

Ancak şirketlerin yalnızca %6’sı yerli yapay zeka çözümleri kullanıyor

Büyük ölçekli firmalarda kullanım oranı artarken KOBİ’lerde halen düşük seviyede

Bu tablo, Türkiye için net bir yol ayrımını ortaya koyuyor:
Yapay zekayı geliştiren bir ülke olmak ya da sadece tüketen bir pazar olarak kalmak.



Uzmanlar Veriyi Konuştu

 Değer Üretmenin Anahtarı

Etkinliğin ilk oturumunda, veri odaklı dönüşüm ele alındı. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Gökhan Silahtaroğlu üstlenirken konuşmacılar arasında:

Prof. Dr. Şefik Şuayb Arslan

Dr. Ahmet Kaplan

Erman Taylan

yer aldı. Katılımcılar, verinin doğru işlenmesi halinde şirketler için stratejik bir sermaye haline geldiğini vurguladı.



İkinci Oturum,

Yapay Zeka ile Değer Üretmek

İkinci oturumda ise yapay zekanın doğrudan iş dünyasına etkileri ele alındı. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Şeref Sağiroğlu yaparken konuşmacılar:

Prof. Dr. Enes Eryarsoy

Prof. Dr. Gülsen Eryiğit

Doç. Dr. Umut Demirezen

Mehmet Üner

oldu.

Bu oturumda özellikle şu konular öne çıktı:

Yapay zekanın verimliliği %20–40 artırdığı

Yazılım ve operasyon maliyetlerini yarıya kadar düşürdüğü

Rekabette artık belirleyici faktör olduğu



Yapay Zeka Geleceğin Değil, Bugünün Meselesi

Etkinlikte verilen en güçlü mesajlardan biri şuydu:
Yapay zeka artık geleceğin değil, bugünün rekabet alanıdır.

İş dünyası için kritik çağrı ise net:

Veriyi stratejik varlık olarak görmek

Yapay zekayı karar süreçlerine entegre etmek

Yerli teknolojilere yatırım yapmak

Aksi halde, küresel yarışta geri kalmak kaçınılmaz olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

Digitalization and Artificial Intelligence

Creating Value from Data.

Artıfıcıal Intellıgence Era

The Strategıc Power Shapıng The Future

Artificial intelligence is no longer just a technology; it has become a strategic force shaping economies, governments, and societies. Countries that can process and transform data into value are gaining a decisive advantage in this new global race.

AI Summit in Istanbul: Turning Data into Value

On March 26, 2026, the Istanbul Chamber of Commerce hosted the event “Digitalization and Artificial Intelligence: Creating Value from Data.”

Şekib Avdagiç,

 “Those Who Use AI Will Win”

Şekib Avdagiç emphasized:

AI could contribute $16 trillion to the global economy

88% of companies already use AI

Productivity and income can increase up to 3x

Vision Speech

 AI as a Civilization Shift

Prof. Dr. İTOAİ highlighted that AI is not just a tool but a civilizational transformation, stating:

“AI is not magic; it amplifies whatever you feed into it.”

Key Warning for Türkiye

Over 1,000 AI startups exist

Only 6% use local AI solutions

Türkiye faces a critical choice:
Become a producer or remain a consumer.

Sessions and Key Insights

Experts such as Prof. Dr. Gökhan Silahtaroğlu and Prof. Dr. Şeref Sağiroğlu led discussions on:

Data-driven transformation

AI-powered productivity

Strategic innovation

AI Is Today’s Reality

AI is no longer the future—it is the present.
Businesses must adapt now or risk falling behind.

yilmazparlar@yahoo.com

5 Mart 2026 Perşembe

Sofralar Sergisi Londra’da-Yılmaz Parlar


Yorumlar


 Sofralar Sergisi Londra’da

Sofralar Sergisi, Sanat, Tasarım ve Turizmin Küresel Buluşma Noktası Oluyor

Kültürel etkinliklerin şehir turizmine katkısı her geçen yıl daha görünür hâle gelirken, Sofralar Sergisi bu noktada önemli bir rol üstleniyor.

Serginin İstanbul’daki başarısı ve uluslararası alanda yarattığı etki, Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerdeki gücünü ortaya koyuyor. Turistlerin deneyim odaklı seyahat tercihlerinin arttığı günümüzde, sanat ile sofra tasarımını buluşturan bu özgün konsept;

hem marka şehir algısına hem de kültür turizmine önemli bir değer katıyor. Meltem Tepeler’in de vurguladığı gibi, Sofralar Sergisi yalnızca bir tasarım etkinliği değil, şehirleri küresel sahnede konumlandıran stratejik bir platform niteliğinde.



Sofralar Sergisi Londra’ya Taşınıyor

Sanat ve Lüks Etkinlik Dünyası The Savoy Hotel’de Buluşacak

İstanbul’da her yıl büyük ilgiyle karşılanan Sofralar Sergisi, 10–11–12 Nisan 2026 tarihlerinde Londra merkezli RSVP Club işbirliği ile bu kez The Savoy London sahnesine taşınıyor.

Dünyanın ilk ve tek uluslararası sofra sergisi olma özelliğini taşıyan etkinlik, lüks etkinlik ve konaklama sektörünü sanat odaklı bir çerçevede yeniden bir araya getirecek.

Meltem Tepeler ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda Tepeler, Sofralar Sergisi’nin Türkiye’den çıkarak dünya sahnesine uzanan yolculuğunun bir gurur vesilesi olduğunu vurguladı.

Serginin Londra edisyonunun, hem sektör profesyonelleri hem de global markalar için yeni iş birlikleri doğuracak stratejik bir buluşma noktası yaratacağını belirtti.

“The Art of Design”; Sofradan Sanata Uzanan İlham Yolculuğu

Londra edisyonunun ana teması “The Art of Design”. Her tasarımcı, dünyaca ünlü bir sanat ustasından ilham alarak kendi sofrasını kurgulayacak.

İlham alınan sanatçılar ve tasarımcılar:

Rob Van Helden Floral Design – Van Gogh

Ricky Paul Flowers – Yayoi Kusama

Johnny Roxburgh Designs & Paula Rooney Floral Design – Matisse

Katya Hutter Floral Design – Botticelli

Mae Dae Weddings – Raffaelle Monti

Sanat eserlerinin modern etkinlik tasarım diliyle yeniden yorumlanacağı bu özel seçki, sergi tarihinde ilk kez gerçekleşecek.

Üç Günlük Program: Sergiden Gala’ya Uzanan Küresel Buluşma

10 Nisan 2026 – Park Hyatt London River Thames’te Hoş Geldiniz Gecesi
11 Nisan 2026 – The Savoy Hotel London’da Sofralar Sergisi Açılışı
12 Nisan 2026 – The Savoy’da Sempozyum & B2B Toplantılar
Aynı akşam – The Chancery Rosewood’da Gala & Ödül Gecesi

Program; sanat, tasarım, lüks etkinlik ve konaklama sektörlerinin birbiriyle etkileşim kuracağı çok katmanlı bir yapı sunuyor.

Lüks Etkinlik Ekosistemi İçin Yeni Bir Uluslararası Platform

Meltem Tepeler, röportajımızda Londra edisyonunun yalnızca bir sergi değil, lüks etkinlik sektörünün küresel ölçekte yeniden konumlanacağı bir stratejik platform olduğunun altını çizdi.

Sanat odaklı sofralar sayesinde yaratıcı endüstriler, oteller, etkinlik planlayıcıları ve markalar arasında yeni iş birlikleri doğacak.

Bu özel edisyon;  Sınırlı katılım modeli,, Sanat odaklı içerik yapısı,, B2B iş geliştirme fırsatları ile uluslararası arenada seçici ve etkili bir buluşma noktası yaratıyor.

The Savoy London’da gerçekleşecek bu özel edisyon, Türkiye’nin yaratıcı gücünü uluslararası vitrinde gururla temsil edecek.

İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz röportaj sırasında Sofralar Sergisi’nin ulaştığı başarıyı yerinde gözlemleme fırsatı buldum. İstanbul edisyonunun gördüğü yoğun ilgi, etkinliğin hem kültürel hem de ekonomik açıdan ne kadar büyük bir değer taşıdığını kanıtlıyor.

Meltem Tepeler’in vizyoner liderliğiyle Londra’ya taşınan bu serginin, global sahnede çok daha güçlü bir etki yaratacağına inanıyorum.
yilmazparşar@yahoo.com

 

Sofralar Sergi İletişim;

www.tabledesignexhibition.com
info@tabledesignexhibition.com
+90 545 311 60 32

 The Table Design Exhibition in London

The Table Design Exhibition, A Global Intersection of Art, Design, and Tourism

Cultural events play an increasingly significant role in shaping city tourism, and the The Table Design Exhibition  stands out as a powerful example.

 Its success in Istanbul and the international attention it attracts highlight Türkiye’s growing strength in creative industries. As experience-driven travel becomes more prominent worldwide, this unique concept—which brings together art and table design—adds substantial value to cultural tourism and enhances global city branding.

As Meltem Tepeler emphasized in our interview, the The Table Design Exhibition  is not merely a design event; it is a strategic platform positioning cities on the global stage.

The Table Design Exhibition  Moves to London

Art Meets Luxury Events at The Savoy Hotel

The highly acclaimed The Table Design Exhibition , which draws significant interest every year in Istanbul, will be presented in London on 10–11–12 April 2026 in collaboration with the RSVP Club.

As the world’s first and only international table design exhibition, Sofralar will bring together the global design community with the luxury events and hospitality sectors in an art-driven format.

In our exclusive interview, Meltem Tepeler expressed her pride in seeing a project born in Türkiye expand to the world stage.

 She emphasized that the London edition will create a strategic international networking platform, enabling new collaborations for global event professionals, designers, and luxury brands.

“The Art of Design”: From Masterpieces to Table Creations

The theme of the London edition is “The Art of Design.” Each designer will reinterpret a table setup inspired by a world-renowned art master:

Rob Van Helden Floral Design – Inspired by Van Gogh

Ricky Paul Flowers – Inspired by Yayoi Kusama

Johnny Roxburgh Designs & Paula Rooney Floral Design – Inspired by Matisse

Katya Hutter Floral Design – Inspired by Botticelli

Mae Dae Weddings – Inspired by Raffaelle Monti

These creations will fuse classical art references with contemporary event aesthetics, transforming the venue into a holistic and immersive experience—an approach being introduced for the first time in the exhibition’s history.

 

A Three-Day Program: From Exhibition to Gala Night

10 April 2026 – Welcome Reception at Park Hyatt London River Thames
11 April 2026 – The Table Design Exhibition  Opening Night at The Savoy Hotel London
12 April 2026 – Symposium & B2B Meetings at The Savoy
Finale – Gala & Awards Ceremony at The Chancery Rosewood

This multi-layered program blends art-driven design with industry networking, shaping a dynamic platform for luxury event professionals, hospitality leaders, and creative industries.

A Strategic Hub for the Luxury Events Ecosystem

During our interview, Meltem Tepeler highlighted that the London edition is designed not only as an exhibition but as a strategic global platform redefining the luxury events industry. Through art-inspired tables, the exhibition will facilitate cross-disciplinary collaboration between creative leaders, hotel groups, destination professionals, and international event planners.

With its curated participation model and B2B-focused structure, The Table Design Exhibition  x RSVP Club London Special Edition aims to become a selective, influential and internationally recognized meeting point.

This highly successful event, now expanding from Istanbul to London, will proudly showcase Türkiye’s creative power on the international stage.

During our interview in Istanbul, I witnessed firsthand the remarkable interest and impact of the The Table Design Exhibition . Its artistic and cultural value clearly demonstrates its importance for both the creative sector and the tourism economy.

Under the visionary leadership of Meltem Tepeler, the upcoming London edition at The Savoy London will undoubtedly elevate the exhibition to an even stronger global position.

yilmazparlar@yahoo.com


Contact informatiom

www.tabledesignexhibition.com

info@tabledesignexhibition.com
+90 545 311 60 32

 

 

Zafer Partisi-Atatürk’ün Kızları-Yılmaz Parlar

Siyaset Ekonomi Turizm Otomotiv Gayrimenkul Sağlık Gıda Bilişim Teknoloji Gastronomi Kitap K...