2 Şubat 2026 Pazartesi

Bravo Ümit Özdağ, Bravo Bu Azme -Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Ümit Özdağ’ın İstanbul Seferberliği, İstanbul’da Millî Farkındalık Rüzgârı

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Ocak 2026 İstanbul Ziyaretleri, Bir Ay, 39 İlçe, Türkiye’nin Nabzı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2026 yılının ilk ayını adeta bir “İstanbul Seferberliği”ne dönüştürdü.

Başkanlık Divanı üyeleriyle birlikte, megakentin her bir ilçesini karış karış dolaşan Özdağ, siyasetin sahaya inen, kulak veren ve sözünü doğrudan vatandaşın ayağına götüren yüzünü bir kez daha gösterdi.

Bu ziyaretler, sıradan bir temas turunun çok ötesinde, Türkiye siyasetinde yeni bir diyalog ve temas modelinin kilometre taşı oldu.

Ziyaretlerin Önemli Özeti; Beş Temel Ayak

1-Esnafın Nefesi Oldu

Dükkan dükkan, tezgah tezgah gerçekleştirilen esnaf ziyaretlerinde, ekonomik sıkışmışlığın somut yansımaları bire bir dinlendi.

Özdağ, sorunları not aldı, ilgili mercilere aktaracağını taahhüt etti ve en önemlisi, “kendi iktidarlarında” bu dertlere köklü çözümler getireceklerinin sözünü verdi.

Cesur ve kararlı duruş

Esnafın zor durumda olduğu bir dönemde sahada olmak, toplumun derinliklerindeki sesleri duyma iradesini gösterir. Siyasetin yalnızca söylemde kalmayıp sahada eyleme dönüştüğünü gösterdi.

Bu, siyasetin soyut vaatlerinden sıyrılıp, somut saha tespitlerine dayalı bir program vaadi olarak ulusal ölçekte dinamik bir siyasi iletişim stratejisi olarak kayda geçti.

2-STK’lar ve Toplumsal Dinamiklerle Omuz Omuza

Gazilerimizden emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarından derneklere kadar toplumun her kesiminden temsilcilerle bir araya gelindi. Yerel sorunların kök nedenlerini tartıştı ve çözüm yolları konusunda somut vaatlerde bulundu.

Bu buluşmalar, sadece bir dinleme değil, toplumsal hafızaya ve birikime saygı duruşu niteliğindeydi.

3-İlçe Açılışlarıyla Yerel Vurgu

Her ilçede gerçekleştirilen açılış ve temaslar, merkezi siyasetin yerel renklerle buluşmasını sağladı.

İstanbul’un monolitik bir yapı değil, her biri kendine has kimliği olan 39 farklı hikayeden oluştuğu mesajı verildi.

İstanbul’un siyasî ve sosyo-ekonomik geleceğine ışık tutan İl başkanlığının “bir kale” olduğunu ve İstanbul’un Türkiye siyaseti için stratejik önemini vurguladı

4-Basının Takibi ve Şeffaflık

Basın mensuplarının geniş takibi, ziyaretlerin şeffaflık içinde gerçekleştiğini ve kamuoyuna doğrudan yansıtıldığını gösterdi.

5-Türkiye’ye Yansıyan Fayda ve Farkındalık

Nüfusun büyük bir bölümünü barındıran İstanbul’da yapılan bu yoğun temas, tüm Türkiye’nin nabzını tutma anlamına geliyor.

İstanbul’da karşılaşılan sorunlar, Türkiye’nin dört bir yanının ortak meselelerine ayna tuttu. Bu çaba, sadece bir şehrin değil, tüm ülkenin geleceğine dair bir öngörü ve hazırlık çalışması olarak değerlendiriliyor.

Övgüye Değer Bir Siyaset Tarzı; Sahada Olmak, Gerçeği Görmek

Ümit Özdağ’ın bu İstanbul seferberliği, siyasete yüklenen yeni ve taze bir anlamdır. “Sahanın Bilgesi” olarak, teorik siyasetin sınırlarını aşıp, gerçekliğin tam kalbine yürümüştür.

Her el sıkışma, her dinlediği dert, siyaseti soğuk salonlardan alıp, insanın ve hayatın sıcaklığına taşımıştır.

Bu, “Ayakları Çamurlu Siyaset” değil, “Ayakları Toprağa Basan Siyaset” anlayışının en saf örneğidir.

Onun bu azmi ve metodu, “Bir Lider Nasıl Dinler?” sorusunun canlı cevabı gibidir. İstanbul sokaklarında adeta “Yürüyen Türkiye Dinleme Merkezi” ne dönüşen çabası, siyasetin itibarını yeniden inşa etmektedir.

Bu çalışma, “Sözü Sahada Veren, Sözü Sahada Tutacak Olan Lider” portresini çizmiştir. Kendisine ve ekibine, bu tarihi emek ve samimi duruş için Halk şükran duyuyor.

Türkiye siyasetinde bir dönüşüm habercisidir. Ümit Özdağ’ın Ocak 2026 İstanbul ziyaretleri, “laf üretmek” yerine “çözüm üretmek” için verilen mücadelenin, “popülizm” değil “popüler katılım” anlayışının ve “vekâleten temsil” in değil “bizzat temas” in gücünün kanıtıdır.

Milli farkındalığı güçlendiren bir aktör

İstanbul’daki ziyaretler, Özdağ’ın çözüm odaklı yaklaşımı, özellikle ekonomik kriz, sığınmacı yönetimi ve yerel yönetim odaklı sorunlarda kamuoyunda geniş yankı buldu.

Bu ziyaretler Türkiye’de siyasi iletişimi yeniden canlandırdı ve kamuoyunun gündemini zenginleştirdi.

Bu İstanbul turu, sadece bir saha ziyareti değil, Türkiye’nin geniş çaplı bir farkındalık ve çözüm iklimi kazanmasına vesile oldu.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın liderliğinde Zafer Partisi’nin İstanbul programı, siyasal iletişimde yeni bir standart oluşturdu ve milyonlarca vatandaşın gündemine dokundu.

Bu yorulmak bilmeyen çaba, hem demokrasimiz hem de şahsi siyaset anlayışımız adına umut vericidir. Bravo Ümit Özdağ! Bravo bu azme! Bravo bu yeni siyaset anlayışına.

yilmazparlar@yahoo.com

31 Ocak 2026 Cumartesi

Bana Bir Dakika Verin-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Enstalasyonu IF İstanbul’da Açıldı

Doria Belanger & Benttt’ten Beden, Hareket ve Zaman Üzerine Etkileyici Bir Çalışma

Dijital sanat ve çağdaş dansı buluşturan “Bana Bir Dakika Verin” projesi, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton’un katılımıyla Institut Français İstanbul’da açıldı. Proje, farklı kültürlerden dansçıların bir dakikalık video portreleri üzerinden kimlik, hareket ve zaman ilişkisine odaklanıyor.

Zamanı, Bedeni ve Kimliği Sorgulayan Proje İstanbul’da

Fransız video sanatçısı ve koreograf Doria Belanger ile çizim sanatçısı Benttt tarafından oluşturulan dijital-dans enstalasyonu “Bana Bir Dakika Verin”, 20 Ocak 2026’da Institut Français İstanbul Sergi Salonu’nda izleyiciyle buluştu.

Belanger’in 2015’te başlattığı proje, farklı ülkelerden dansçıların bir dakikalık video portreleri üzerinden kimliğin, bedenin ve hareketin nasıl iç içe geçtiğini araştırıyor.

Tek plan çekilen videolarda dansçılar, yalnızca beden diliyle kendilerini ifade ediyor; ortaya yoğun, sade fakat çarpıcı anlatımlar çıkıyor.

Açılışa Başkonsolos Nadia Fanton Katıldı

Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, açılışta yaptığı konuşmada projenin kültürel çeşitliliğini ve evrensel yaklaşımını vurguladı:

“Her bir dansçı, dünyada var olmanın farklı bir bütünlüğünü gösteriyor.
Türkiye’den katılan sanatçılar projenin zenginliğini daha da artırdı.”

Fanton, projenin Türkiye ayağında yer alan dansçılara teşekkür ederek serginin İzmir’de de gösterime gireceğini duyurdu.

Belanger, “Bedenin içinden doğan hareketi yakalamak istedim”

Sanatçı Doria Belanger, projenin temel amacını şu sözlerle anlattı:

“Bu çalışmayı bedenin içinden doğan hareketi yakalamak ve dansçıya kendini anlatabileceği bir alan açmak için başlattım.
Bir dakikanın içinde bile sınırsız bir ifade özgürlüğü var.”

Belanger, her ülkede farklı dansçılarla çalışarak koleksiyonu büyüttüğünü, projenin hala “bitmeyen bir dünya haritası” gibi ilerlediğini söyledi.

Türkiye’den Dansçılar Projede Yer Aldı

Serginin İstanbul ayağında Türkiye’den önemli çağdaş dansçı projeye katıldı:

Halil İbrahim Aygun, Ece Çamlı, Mustafa Kaplan, Melih Kıraç, Serap Meriç, Canan Yücel Pekiçten, Leyla Postalcıoğlu, Kamola Rashidova ve Yunus Emre Şahin.

Bu dansçıların videoları koleksiyonun uluslararası yapısını güçlendirirken, Türkiye çağdaş dans sahnesinin çeşitliliğini de görünür kılıyor.

Hareketin İzini Çizgiye Dönüştüren Benttt

Enstalasyonun ikinci bölümünde çizer Benttt, video portrelerdeki jestleri ve hareketleri çizgisel formlara dönüştürüyor. Bu çalışma, dansın dijital ekrandan çıkarak mekânda fiziksel bir iz hâline gelmesi sağlanıyor.

Doria Belanger ile Yapılan Röportajdan Öne Çıkanlar

Belanger, proje üzerine yaptığımız röportajda şu noktaların altını çizdi;

Amaç, dansçıları görünür kılmak ve onlara kendilerini ifade edebilecekleri bir alan sunmak.

Her dansçı için ortak bir yapı var: bir hareketi tekrar ederek içsel ritmi ortaya çıkarmak.

Farklı geçmişlere, eğitimlere ve bedenlere sahip dansçıların bir araya gelmesi projeyi çok sesli ve evrensel kılıyor.

Projenin gece teması, özgürlük ve sınırsızlık hissini güçlendiriyor.

Çalışma sürekli büyüyen, hiç bitmeyen bir koleksiyon niteliğinde.

“Bir Dakika İçinde Özgürlük”

Projenin tüm parçaları bir araya geldiğinde izleyiciye verilen temel mesaj netleşiyor:
Zaman kısıtlandığında bile beden özgürdür.
Bir dakikalık sürenin içine sığan hareket, dansçının hem kimliğini hem de yaşam deneyimini görünür kılıyor.
Teknoloji ile dansın birleşimi, özgürlüğün ve bireyselliğin dijital çağdaki yeni ifade biçimlerinden birine dönüşüyor.

Sergi Bilgileri

Institut Français İstanbul – Sergi Salonu
Tarih: 30 Ocak – 15 Mart 2026
Ziyaret Saatleri: Pazartesi – Cumartesi, 10:00–18:00

yilmazparlar@yahoo.com

28 Ocak 2026 Çarşamba

TTM 2026 İle Turizmde Yeni Dönem -Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Sektörde Oyunu Değiştirecek Buluşma

Türkiye turizminin yıllardır ihtiyaç duyduğu doğru alıcı – doğru masa – gerçek iş bağlantısı modeli, artık İstanbul’dan dünyaya açılıyor.

31 Mart 2026’da İstanbul Sheraton City Center’da gerçekleşecek Turkish Travel Market (TTM 2026) için geri sayım başlarken, 28 Ocak 2026 Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısında sektörün geleceğini şekillendirecek vizyon açıklandı.

TTM 2026 yalnızca bir etkinlik değil;
Türk turizmine doğrudan ticaret, verimli iş birlikleri ve sürdürülebilir büyüme sağlayacak stratejik bir buluşma platformu olarak konumlanıyor.
Sektör profesyonellerinin yıllardır dile getirdiği “verimli fuar” ihtiyacı, bu organizasyonla gerçeğe dönüşüyor.

Cengiz Kellekçi’den Türk Turizmine Değer Katan Vizyon

Trıp Now Travel – Eventss Ortağı Cengiz Kellekçi, basın toplantısında yaptığı konuşmayla yalnızca bir organizasyon değil, sektöre adanmış bir vizyon sundu.

Kellekçi, dünyanın birçok ülkesindeki fuar deneyimlerinden yola çıkarak Türkiye’nin gerçek ihtiyacını doğru analiz ettiklerini vurguladı.
Kuru kalabalık yok, rastgele ziyaretçi yok, boşa geçen zaman yok” diyerek TTM 2026’nın temel farkını ortaya koydu.

Yaklaşık 100 seçkin katılımcı ve 350 profesyonel ziyaretçi, önceden planlanmış dijital randevu sistemiyle 15 dakikalık birebir iş görüşmeleri gerçekleştirecek.
Amaç net:
Doğru kişiyle, doğru zamanda, gerçek ticaret.

Cengiz Kellekçi’nin öncülüğünde geliştirilen bu model, özellikle orta ve küçük ölçekli turizm işletmelerine düşük maliyetle büyük fırsatlar sunarak sektöre doğrudan ekonomik katkı sağlayacak.

Türk turizmi için sahada gerçek ihtiyaçtan doğmuş, çözüm odaklı ve sonuç üreten bir organizasyon…
Bu yönüyle TTM 2026, yalnızca bir etkinlik değil, sektörün geleceğine yapılan yatırımdır.

Dijital Randevu Sistemiyle Maksimum Verim

TTM 2026’nın en güçlü yanı, tamamen dijital planlanan randevu altyapısı.
Katılımcılar ve ziyaretçiler, etkinlik öncesinde profilleri inceleyip karşılıklı onayla görüşme planlıyor.

Zaman kaybı sıfır, Boş görüşme yok.Somut iş bağlantıları var.
Türkiye’nin Dört Bir Yanından Seçkin Katılım

Pamukkale’den Kapadokya’ya, Karadeniz’den Akdeniz’e, bölgesel tur operatörleri, oteller, transfer firmaları, aktivite sağlayıcıları ve uluslararası acenteler aynı masada buluşacak.

Ayrıca yurt dışından seçilmiş profesyonel alıcıların katılımıyla Türkiye’nin turizm ihracatına doğrudan katkı sağlanacak.

Mehmet Darga: “Bu Etkinlik Bir İhtiyaçtan Doğdu”

Turkey Escapades Genel Müdür Mehmet Darga, TTM 2026’nın klasik fuar anlayışını geride bıraktığını vurguladı:

Artık kartvizit toplayan değil, gerçek iş yapan bir etkinlik kuruyoruz.
Katılımcılar kiminle görüşeceğini önceden biliyor, görüşmeler ölçülebilir ve sonuç odaklı ilerliyor.”

Bu yaklaşım, yeni nesil turizm organizasyon modeli olarak dikkat çekiyor.

TTM 2026: Türk Turizmi İçin Stratejik Kazanç

Turkish Travel Market 2026;

Yeni ticari ortaklıklar, Bölgesel turizm hareketliliği, Dijitalleşmiş iş ağı, Düşük maliyet – yüksek verim,
Uluslararası bağlantılar

ile Türkiye’nin turizm gelirlerine doğrudan katkı sağlayacak güçlü bir sektörel hamle olarak öne çıkıyor.

Sahadan Doğan, Sektöre Hizmet Eden Bir Başarı Modeli

Cengiz Kellekçi ve Mehmet Darga’nın öncülüğünde hayata geçen TTM 2026,
Türk turizminin ihtiyaçlarını anlayan, çözüme dönüştüren ve geleceği planlayan örnek bir organizasyon olarak yoluna emin adımlarla ilerliyor.

31 Mart 2026’da İstanbul’da
Turizmin kalbi TTM 2026’da atacak!

yilmazparlar@yahoo.com

4 Ocak 2026 Pazar

Benzersiz Bir Proje-English Talk Club-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Turizm Sektörüne Devrim Niteliğinde Bir Eğitim Modeli

İstanbul’un Tarihi Dokusunda, Yabancı Dil Bariyerlerini Kıran Benzersiz Bir Proje, “English Talk Club”

Turizmin Kalbinde, Dünya Vatandaşları Yetiştiren İnovatif Eğitim

Türkiye turizmine uzun yıllara dayanan katkılarıyla tanınan isimler, sektörün en kritik ihtiyacına çözüm getiren devrim niteliğinde bir projeyi hayata geçirdi. İstanbul’un en turistik noktalarında yer alan Walton Zincir Otelleri’nin ortaklarından ve  Sağlık Turizmi odaklı MK Travel Seyahat Acentası Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya, Amerika’da yüksek öğrenimini tamamlamış bir turizm profesyoneli olarak, Murat Aydın ve Mustafa Temuralay ile “English Talk Club” projesinde  güçlerini birleştirdi.

Bu üç deneyimli isim, turizm sektörünün kanayan yarası haline gelen “pratik İngilizce” eksikliğini ortadan kaldırmak amacıyla English Talk Club’ü kurdu.

“Derste Değil, Hayatın İçinde Öğrenme” Felsefesiyle: Pratik, Pratik, Pratik!

Projenin temel felsefesi, geleneksel dil eğitiminden köklü bir kopuşu simgeliyor: “Ders, Gramer Eğitimi Yok. Sadece Konuşma Var.” English Talk Club, dil öğreniminde ezberci ve stresli yapıyı tamamen reddederek, onun yerine doğal iletişimi merkeze alıyor. Turizm sektöründe çalışan garson, şoför, otel ve restoran personeli, satış elemanları başta olmak üzere, temel seviyede (B1) İngilizce bilen herkese hitap eden kulüp, katılımcıları anadili İngilizce olan veya yabancı aksanlı eğitmenlerle buluşturuyor.

Online ve yapay zeka destekli eğitim araçlarının ötesine geçen bu model, insana özgü sosyal etkileşimin, beden dilinin ve kültürel bağlamın öğrenmedeki kritik rolünü bir kez daha hatırlatıyor. Yüz yüze, canlı konuşmanın sağladığı özgüven ve akıcılık kazandırma hızı, dijital araçlarla kıyaslanamayacak düzeyde.

Tarihi Bir Mekanda, Doğal Bir Sosyal Ortam

Eğitimler, turizmin ve kültürlerin buluşma noktası olan Sultanahmet’teki Art Cafe’de gerçekleştiriliyor. Stresten uzak, rahat bir kafe ortamında, iki ücretsiz içecek eşliğinde ilerleyen seanslar, ders havasından tamamen arınmış durumda. Katılımcılar, özenle hazırlanmış ve en sık kullanılan kelime ile kalıplardan oluşan şablonlar üzerinden, tamamen İngilizce konuşarak pratik yapıyor. Türkçe konuşmak veya açıklama yapmak kesinlikle yasak. Her seans farklı bir eğitmenle yapılabildiği gibi, katılımcının tercihine göre aynı eğitmenle de devam edilebiliyor.

Kulübün Çalışma Şekli ve Fırsatları

Yüz Yüze Canlı Konuşma

 Süper bir tecrübe ve eğlenceli bir sosyal etkinlik.

Yabancılarla Doğrudan İletişim

Konuşma becerisi ve özgüven katlanarak artıyor.

Yeni Kültürler ve İnsanlarla Tanışma

Sektör için paha biçilmez bir network fırsatı.

Uluslararası Fırsat

Kulüp, anlaşmalı olduğu İngiltere’deki dil okullarına öğrenci göndererek eğitimi uluslararası arenaya taşıyor.

Turizmin ve İngilizcenin Ekonomideki Vazgeçilmez Rolü

Turizm, yalnızca bir seyahat ve konaklama faaliyeti değil; ülkelerin ekonomisini şekillendiren, döviz girdisinin en önemli kaynaklarından biri olan endüstriyel bir yapıdır.

Ödemeler dengesini güçlendirir, istihdam yaratır ve yeni alanların gelişimine öncülük eder. Ulusal gelirin artmasına, altyapının iyileşmesine ve yerel halkın yaşam standartlarının yükselmesine doğrudan katkı sağlayan bir katalizördür.

İşte tam da bu noktada, İngilizce devreye giriyor. Dünyada en çok konuşulan ikinci dil ve küresel ticaret, bilim ve turizmin ortak dili olan İngilizce, bu dev ekonomik çarkın en kritik dişlisidir. Bir turizm çalışanının İngilizce konuşabilmesi, yalnızca bir iletişim becerisi değil; misafir memnuniyetini, ülke imajını, satışları ve dolayısıyla ülke ekonomisini doğrudan etkileyen bir stratejik yetkinliktir.

English Talk Club, tam da bu stratejik ihtiyaca odaklanarak, klasik eğitim metodolojilerini bir kenara bırakıyor ve “öğrenmeyi, yaşamın ve işin doğal akışına dahil ediyor.” Bu model, yalnızca Türkiye turizmi için değil, dil eğitimi alanında da örnek teşkil edecek, çağdaş ve son derece pratik bir çözüm sunuyor.

Katılım Bilgileri;

Cumartesi ve Pazar Günleri, 10:00, 11:00, 12:00, 13:00 Seanslarında

Ücretlendirme (Seans başı + 2 içecek)

Anadili İngilizce Olan Eğitmenle: 1.500 TL, Yabancı Öğrenci Eğitmenle: 1.200 TL, İleri Seviye Türk Eğitmenle: 800 TL

Adres: Küçük Ayasofya Cad. Yabacı Sk. No:3, Fatih / İSTANBUL

https://englishtalkclub.com/

yilmazparlar@yahoo.com

7 Aralık 2025 Pazar

Ümit Özdağ, “Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  

Ümit Özdağ, “Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı”

Asgari ücret, milyonlarca çalışanın ve ailesinin hayatını doğrudan etkileyen, ülkenin ekonomik ve sosyal vicdanını yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Bu rakam, sadece bir ücret değil, insan onuru ve asgari yaşam standardının da garantisidir.

“Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu kritik konuda adeta toplumun vicdanı oldu ve net bir hedef ortaya koydu.

Ümit Özdağ, Asgari ücret konusundaki bu net ve insani duruşu, onun siyasi duruşunun da bir özeti niteliğinde. Milyonların sesi olmaya devam ediyor.

Ümit Özdağ,Türk siyasetinde fikirleriyle ön açan, söylemekten çekinmediği gerçeklerle halkın derdine tercüman olan bir lider.. Sadece bir siyasetçi olmanın ötesinde, adaletsizliğe karşı yükselen bir sestir. Halkın gerçekleriyle yüzleşme cesaretini gösteren, rakamların ardındaki insan hikayelerini gören nadir liderlerdendir. Onun bu duruşu, siyasete olan güveni yeniden tesis etme potansiyeli taşıyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği haftalık basın toplantısında, Türkiye’nin gündemindeki pek çok konuyu masaya yatırdı. Toplantının en dikkat çeken ve milyonları ilgilendiren başlığı ise asgari ücret oldu. Özdağ, en düşük emekli maaşı da dahil olmak üzere asgari ücretin 45 bin lira olması gerektiğini vurgulayarak, iktidarın ekonomik politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı

Türkiye’de milyonların kaderini belirleyen asgari ücret tartışmaları resmen başladı. Artan enflasyon, derinleşen hayat pahalılığı ve bütçe dengeleri tartışılırken, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, haftalık basın toplantısında çok sert ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Asgari ücret bir lütuf değil, vatandaşın doğuştan hakkıdır. Türk milleti açlık sınırı altında yaşamak zorunda bırakılamaz.” sözleri salonu dolduran basın mensuplarının dikkatle takip ettiği anlar arasında yer aldı.

Halkın Görüşü “Türkiye’nin gerçek sorunlarını cesurca dile getiren tek lider Prof. Dr. Ümit Özdağ olduğu yönünde.. Asgari ücret konusunda milletin hakkını savunduğu için kendisini halk yürekten destekliyor.

“Zafer Partisi Yükselişte”

Özdağ konuşmasına, Zafer Partisi’nin anketlerde 3. parti olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak başladı. Partiye katılan Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu’nu takdim eden Özdağ, önümüzdeki günlerde yeni katılımların devam edeceğini duyurdu.

“4 Deniz 4 Bölge” Projesi AK Parti’nin Gündeminde

“AK Parti, Zafer Partisi programını kes-yapıştır kullanıyor”

Erdoğan’ın Anadolu’da yeni sanayi koridorları kuracaklarını açıklamasına değinen Özdağ, “AK Parti bizim seçim bildirgemizi sonunda okumuş. 4 Deniz 4 Bölge sanayi koridorları bizim projemizdir.” diyerek mevcut iktidarı plansızlıkla suçladı.

“TÜİK Artık Uganda İstatistik Kurumu Gibi”

Enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirten Özdağ, TÜİK’in verilerini alaya alarak şunları söyledi; “Aylık enflasyon 0,87 ise Uganda’da yaşamıyoruz herhalde? ENAG ve İTO verileri gerçek durumu açıkça ortaya koyuyor.”

Ekonomik Tablo Karanlık, Öneriler Net

Özdağ, açıkladığı 45 bin lira talebinin arka planını, iktidarın 23 yıllık ekonomik performansıyla resmetti. TÜİK’in “eğlenceli” bulduğu enflasyon verilerine karşılık ENAG’ın yıllık enflasyonu %56.82 olarak açıkladığını hatırlattı. Vergi adaletsizliğine de değinerek, vergi yükünün büyük kısmının dar gelirlilerin sırtında olduğunu, 2026 bütçesinin de bir “fakirleşme bütçesi” olacağını vurguladı.

16 milyon emeklinin aldığı 16.881 TL maaşın üç günden fazla geçindirmeye yetmeyeceğini söyleyen Özdağ, iktidarın ekonomiyi ağır bir buhrana soktuğunu ifade etti.

Faiz Ödemesiyle “20 Yavuz Sultan Selim Köprüsü” Yapılırdı

2025 ve 2026 bütçesine dikkat çeken Özdağ, “Sadece bu yıl ödenecek faiz 54,3 milyar dolar. Bununla 20 tane Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılır.”diyerek bütçedeki mali çarpıklığı gözler önüne serdi.

Egemenlik İhlallerine Sert Tepki

Karadeniz’deki Siha Saldırısı: “Türkiye’ye Saygısızlıktır”

Ukrayna’nın Türk ekonomik sularında Rus gemilerine SİHA saldırısı düzenlemesine sert tepki veren Özdağ, hükümetin Ukrayna’yı daha ağır uyarması gerektiğini söyledi.

Cizre’deki “Peşmerge Skandalı”

Peşmerge güçlerinin Cizre’ye ağır silahlı ve üniformalı şekilde girişini “egemenlik ihlali” olarak nitelendiren Özdağ,
“Bu rezalet soruşturulmalı, sorumlular cezalandırılmalıdır.”
diye konuştu.

Heybeliada Ruhban Okulu Tartışması Alevleniyor

ABD Büyükelçisi’nin okulun 2026’da açılacağı açıklamasına tepki gösteren Özdağ, bunun Türkiye’nin iç işlerine müdahale olduğunu vurguladı:
“Bu okul Türk hukukunun dışında açılamaz. Anayasa ve Lozan buna izin vermez.”

Öcalan Tartışması “Devleti Tehlikeye Sürüklüyorsunuz”

PKK ve ikinci Öcalan sürecinin yeniden gündeme getirildiğini belirten Özdağ, hükümeti çok sert ifadelerle uyardı:
“Cumhuriyeti ateşe atacak bir sürecin arifesindeyiz. Türk milleti buna izin vermez.”

“Asgari Ücret 45 Bin Tl Olmalıdır”

“Türk milleti açlık sınırına mahkûm edilemez.”

Asgari ücret tartışmalarına yönelik en net çıkışını yapan Özdağ şu sözleri kullandı:

“30 bin TL konuşuluyor, bu rakam daha bugünden açlık sınırında. Zafer Partisi olarak asgari ücretin ve en düşük emekli maaşının 45 bin TL olması gerektiğini belirtiyoruz.”

“Bu kader değil, yanlış ekonomik tercihlerin sonucudur. Türk milleti sadaka ekonomisine mecbur bırakılamaz.”

Erken Seçim Çağrısı

Özdağ, erken genel seçim için en uygun tarihin Ekim 2026 olduğunu belirterek, mevcut iktidarın Türkiye’yi artık taşıyamadığını söyledi.

“Ümit Özdağ’ın milletin hakkını savunan bu kararlı duruşunu halk  gönülden destekliyor. Halkın algısı “Asgari ücret ve ekonomik gerçekler konusunda en cesur çıkışı yine o yaptı.” Şeklinde.

yilmazparlar@yahoo.com

Bravo Ümit Özdağ, Bravo Bu Azme -Yılmaz Parlar

Siyaset Ekonomi Turizm Otomotiv Gayrimenkul Sağlık Gıda Bilişim Teknoloji Gastronomi Kitap Kadın...