8 Haziran 2026 Pazartesi

SKAL İstanbul 70. Yılı-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  SKAL İstanbul 70. Yılı

Türk Turizminin Dostluk ve Barış Çınarı, Hilton İstanbul Bosphorus’ta Tarihe Yakışır Bir Geceyle Taçlandı

Türk turizminin en köklü ve saygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan SKAL International İstanbul Kulübü, kuruluşunun 70. yılını, 7 Haziran 2026 Pazar günü İstanbul'un simge yapılarından Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde düzenlenen görkemli bir törenle kutladı.

Başkanlığını Mustafa Devrim Yalçın’ın yürüttüğü SKAL International İstanbul Kulübü'nün Haziran ayı toplantısı, aynı zamanda kulübün kuruluş yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle adeta bir tarih ve vefa buluşmasına dönüştü.

Turizm, otelcilik, seyahat, akademi ve sivil toplum dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren gece, dostluk, dayanışma ve turizmin evrensel değerlerini yansıtan unutulmaz anlara sahne oldu.

70 Yıllık Bir Çınarın Gölgesinde

Kutlamanın gerçekleştirildiği Hilton İstanbul Bosphorus, tesadüfen seçilmiş bir mekan değildi. SKAL İstanbul gibi 70 yaşına ulaşan bu efsanevi otel, Türkiye'nin modern turizm tarihinin en önemli tanıklarından biri olarak geceye ayrı bir anlam kattı.

Otelin Genel Müdürü Todori Kalamaris’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, konuklardan büyük takdir topladı.

Başkan Mustafa Devrim Yalçın ile yönetim kurulu üyeleri Seyhan Ayel, Atilla Acet, Tülay Salihoğlu, Merve Kadıoğlu, Meltem Tepeler ve Bozkurt Atabek, gece boyunca tüm davetlilerle birebir ilgilenerek örnek bir ev sahipliği sergiledi.

Seyhan Ayel'den Anlamlı Karşılama

Gecenin açılışında Yönetim Kurulu Üyesi Seyhan Ayel, davetlileri tek tek takdim ederek katılımcıları selamladı.

Ayel konuşmasında başta Hilton İstanbul Bosphorus Genel Müdürü Todori Kalamaris olmak üzere otel yönetimine misafirperverlikleri ve destekleri için teşekkür etti.

Geceye katılan isimler arasında; SKAL International Eski Dünya Başkanları Hülya Aslantaş ve Salih Çene , USDF Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen , Geçmiş Dönem SKAL USDF Türkiye Başkanı Orhon Atameriç , SKAL Marmara Kulübü Başkanı Mete Özmenç , TÜRSAB Başkan Vekili Hasan Eker, Boğaziçi Üniversitesi İİBF Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Uşaklı,  Nişantaşı Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği ile Turizm Rehberliği Bölüm Başkanı Berna Tuzlak, Bülent Tuzlak, Balcan Oğuz ve geçmiş dönem SKAL İstanbul Başkanları Can Arınel, Selma Tatar, Sadettin Bülbül ve Ceyhan Pirinçcioğlu yer aldı.

Mustafa Devrim Yalçın'dan Tarihe Yolculuk

Gecenin en dikkat çekici konuşmasını yapan Başkan Mustafa Devrim Yalçın, SKAL'ın yalnızca bir turizm organizasyonu olmadığını, aynı zamanda dünya barışına hizmet eden uluslararası bir dostluk hareketi olduğunu vurguladı.

Yalçın konuşmasında, SKAL International'ın 1934 yılında kurucusu Florimond Volckaert tarafından ortaya konulan vizyona dikkat çekerek şu düşünceyi öne çıkardı:

"Turizm yalnızca bir sektör değildir; insanları, kültürleri ve ülkeleri birbirine bağlayan güçlü bir köprüdür."

Başkan Yalçın, turizmin dünyada barışa en fazla katkı sağlayan sektörlerden biri olduğunu belirterek, farklı kültürlerin birbirini tanımasının önyargıları ortadan kaldırtığını ve dostluğu güçlendirdiğini ifade etti.

SKAL İstanbul'un Kuruluş Hikâyesi Gururlandırdı

Programın en duygusal bölümlerinden biri, kulübün kuruluş yıllarının anlatıldığı bölüm oldu.

1956 yılında kurulan SKAL İstanbul'un arkasındaki öncü isimler arasında yer alan Fethi Pirinçcioğlu ve kurucu üyeler saygıyla anıldı.

Türk turizminin duayen isimlerinden olan Fethi Pirinçcioğlu'nun yalnızca SKAL'ın değil, aynı zamanda Türkiye'de halkla ilişkiler mesleğinin gelişmesinde de önemli rol oynadığı vurgulandı.

ATURJET'in Onursal Başkanı olan Pirinçcioğlu'nun aynı zamanda Türkiye Halkla İlişkiler Derneği'nin kurucuları arasında bulunması, salonda büyük takdirle karşılandı.

Hilton İstanbul Bosphorus'a Özel Onur

SKAL İstanbul'un 70. yılına ev sahipliği yapan Hilton İstanbul Bosphorus'un Genel Müdürü Todori Kalamaris, tarihi otelin yenilenme sürecini anlattığı konuşmasında, yapının özgün mimarisini koruyarak geleceğe taşımak için üç yıl süren kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirdiklerini söyledi.

Kalamaris'in konuşması büyük alkış alırken, SKAL İstanbul yönetimi tarafından kendisine teşekkür plaketi ve SKAL rozeti takdim edildi.

Bu anlamlı takdimi, SKAL'ın dünya çapındaki gurur kaynakları olan eski Dünya Başkanları Hülya Aslantaş ve Salih Çene gerçekleştirdi.

Akademiden Turizme Güçlü Destek

Gecede sohbetimizde  Doç. Dr. Ahmet Uşaklı, turizm eğitiminin geleceği ve sektörün sürdürülebilir gelişimi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

SKAL'ın genç turizmcilerin yetişmesindeki önemine dikkat çeken Uşaklı sektör-profesyonel iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Dünyadan Gelen Kutlama Mesajları Duygulandırdı

Kutlamalarda SKAL International Başkan Yardımcısı NSN Mohan'ın gönderdiği özel mesaj da okundu.

Mesajında SKAL İstanbul'un 70 yıllık yolculuğunu "dostluğun, profesyonelliğin ve liderliğin simgesi" olarak tanımlayan Mohan, kulübün dünya çapında SKAL ruhunu başarıyla temsil ettiğini belirtti. "Dostlukta birleştiğimizde birlikte büyürüz."

Kurucu Üye Fethi Pirinçcioğlu'nun Mirasını Oğlu Ceyhan Pirinçcioğlu Anlattı

Gecenin en anlamlı anlarından biri, Skål İstanbul'un kurucu isimlerinden ve Türk turizminin duayenlerinden Fethi Pirinçcioğlu'nun oğlu, geçmiş dönem Skål İstanbul Başkanı Ceyhan Pirinçcioğlu'nun konuşması oldu.

Babasının 1950'li yıllarda Türkiye'nin tanıtımı için büyük emek verdiğini anlatan Pirinçcioğlu, Fethi Pirinçcioğlu'nun ülkemizin kültürünü, misafirperverliğini ve turizm potansiyelini dünyaya tanıtmak için öncü çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi.

1956 yılında yedi arkadaşıyla birlikte Skål İstanbul'u kuran babasının dostluğu turizmin temel taşı olarak gördüğünü belirten Pirinçcioğlu, "Turizm ortak payda olduğunda rakipler bile dost olabilir" anlayışının bugün de Skål'ın temel felsefesi olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda salondan büyük alkış alan Ceyhan Pirinçcioğlu, şu anlamlı sözleri paylaştı:

"Babamın açtığı kapıdan yürümek benim için büyük bir onur. Yetmiş yıl önce bu şehirde yakılan dostluk ateşi bugün hâlâ yanıyorsa, bu sizlerin ve bizlerin sayesinde devam ediyor."

Bu duygu yüklü konuşma, Skål İstanbul'un 70 yıllık tarihinin yalnızca bir kulüp hikâyesi değil, nesilden nesile aktarılan bir dostluk ve turizm mirası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Bir Kulüpten Çok Daha Fazlası

Yetmiş yıl boyunca sayısız turizm profesyonelini aynı çatı altında buluşturan SKAL İstanbul, yalnızca bir meslek örgütü değil; dostluğun, dayanışmanın, etik değerlerin ve uluslararası iş birliğinin yaşayan sembolü olmayı başardı.

Başkan Mustafa Devrim Yalçın liderliğinde son yıllarda gerçekleştirdiği başarılı çalışmalarla dikkat çeken kulüp, geçmişine duyduğu saygıyı geleceğe yönelik vizyonuyla birleştirerek Türk turizmine yön vermeyi sürdürüyor.

Nice 70 Yıllara SKAL İstanbul!

Hilton İstanbul Bosphorus'un tarihi atmosferinde gerçekleşen bu görkemli kutlama, SKAL İstanbul'un yalnızca geçmişteki başarılarını değil, gelecekteki güçlü yolculuğunu da simgeledi.

Türk turizminin hafızasında özel bir yere sahip olan SKAL İstanbul, 70 yıllık köklü geçmişiyle bugün de dostluğun, barışın ve mesleki dayanışmanın en güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor.

İyi ki varsın SKAL İstanbul... Nice 70 yıllara

yilmazparlar@yahoo.com

SKAL Istanbul Celebrates Its 70th Anniversary

A Pillar of Friendship and Peace in Turkish Tourism Crowned with a Historic Celebration at Hilton Istanbul Bosphorus

One of the most established and respected professional tourism organizations in Türkiye, SKAL International Istanbul Club, celebrated its 70th anniversary with a magnificent ceremony held on Sunday, June 7, 2026, at the iconic Hilton Istanbul Bosphorus.

The June meeting of SKAL International Istanbul, led by President Mustafa Devrim Yalçın, coincided with the club’s anniversary and became a remarkable gathering honoring both history and legacy.

Bringing together distinguished figures from tourism, hospitality, travel, academia, and civil society, the evening reflected the universal values of friendship, solidarity, and international cooperation that define the spirit of SKAL.

Under the Shadow of a 70-Year-Old Landmark

Hilton Istanbul Bosphorus was not chosen by chance for this special celebration. Like SKAL Istanbul, the legendary hotel has also reached its 70th year and stands as one of the most important witnesses to the history of modern Turkish tourism.

Hosted by General Manager Todori Kalamaris, the event received great appreciation from all attendees.

President Mustafa Devrim Yalçın and Board Members Seyhan Ayel, Atilla Acet, Tülay Salihoğlu, Merve Kadıoğlu, Meltem Tepeler, and Bozkurt Atabek personally welcomed guests throughout the evening, demonstrating exemplary hospitality.

A Meaningful Welcome by Seyhan Ayel

Board Member Seyhan Ayel opened the evening by introducing the guests and extending a warm welcome to all participants.

During her remarks, Ayel expressed gratitude to General Manager Todori Kalamaris and the Hilton Istanbul Bosphorus team for their generous hospitality and support.

Among the distinguished attendees were former SKAL International World Presidents Hülya Aslantaş and Salih Çene, USDF Board Member Ayşe Önen, former SKAL USDF Türkiye President Orhon Atameriç, SKAL Marmara Club President Mete Özmenç, TÜRSAB Vice President Hasan Eker, Boğaziçi University Vice Dean Associate Professor Dr. Ahmet Uşaklı, Nişantaşı University Tourism Department Head Berna Tuzlak, Bülent Tuzlak, Balcan Oğuz, as well as former SKAL Istanbul Presidents Can Arınel, Selma Tatar, Sadettin Bülbül, and Ceyhan Pirinçcioğlu.

Mustafa Devrim Yalçın Took Guests on a Journey Through History

One of the most remarkable speeches of the evening was delivered by President Mustafa Devrim Yalçın, who emphasized that SKAL is not merely a tourism organization but also an international friendship movement serving world peace.

Referring to the vision established by SKAL International founder Florimond Volckaert in 1934, Yalçın stated:

“Tourism is not merely an industry; it is a powerful bridge connecting people, cultures, and nations.”

He further noted that tourism is one of the sectors contributing most significantly to global peace, as it helps eliminate prejudice through cultural understanding and human connection.

The Founding Story of SKAL Istanbul Inspired the Audience

One of the most emotional moments of the evening was the tribute to the founders of SKAL Istanbul.

The pioneering contributions of Fethi Pirinçcioğlu, one of the founders of SKAL Istanbul in 1956, were remembered with great respect.

A leading figure in Turkish tourism, Pirinçcioğlu was recognized not only for his role in establishing SKAL Istanbul but also for his significant contributions to the development of public relations in Türkiye.

As Honorary President of ATURJET and one of the founding members of the Public Relations Association of Türkiye, his legacy continues to inspire generations.

A Special Tribute to Hilton Istanbul Bosphorus

During his speech, General Manager Todori Kalamaris explained the extensive three-year restoration project undertaken to preserve the historic character of Hilton Istanbul Bosphorus while preparing it for the future.

His remarks received enthusiastic applause, and he was presented with a commemorative plaque and SKAL pin by the SKAL Istanbul leadership.

The honor was bestowed by former SKAL International World Presidents Hülya Aslantaş and Salih Çene.

Strong Support from Academia

During the evening, Associate Professor Dr. Ahmet Uşaklı shared valuable insights regarding the future of tourism education and the sustainable development of the industry.

Highlighting the importance of SKAL in mentoring future tourism professionals, Uşaklı emphasized the value of cooperation between academia and the tourism sector.

International Messages of Congratulations

A special congratulatory message from SKAL International Vice President NSN Mohan was also shared with attendees.

In his message, Mohan described SKAL Istanbul’s 70-year journey as “a symbol of friendship, professionalism, and leadership” and praised the club for successfully representing the spirit of SKAL worldwide. “United in friendship, we grow together.”

Ceyhan Pirinçcioğlu Honored His Father's Legacy

Another emotional highlight of the evening was the speech delivered by Ceyhan Pirinçcioğlu, former President of SKAL Istanbul and son of founding member Fethi Pirinçcioğlu.

Recalling his father’s efforts to promote Türkiye internationally during the 1950s, he emphasized that Fethi Pirinçcioğlu dedicated his life to introducing Turkish culture, hospitality, and tourism potential to the world.

He also noted that his father viewed friendship as the cornerstone of tourism and believed that even competitors could become friends when united by a common purpose.

Concluding his speech, Ceyhan Pirinçcioğlu stated:

“It is a great honor for me to continue walking through the door my father opened. If the flame of friendship ignited in this city seventy years ago is still burning today, it is thanks to all of you.”

Much More Than a Club

For seventy years, SKAL Istanbul has brought together countless tourism professionals under one roof and has become a living symbol of friendship, solidarity, ethical values, and international cooperation.

Under the leadership of Mustafa Devrim Yalçın, the club continues to honor its rich heritage while shaping the future of Turkish tourism through innovative initiatives and visionary leadership.

Happy 70th Anniversary, SKAL Istanbul!

This magnificent celebration at the historic Hilton Istanbul Bosphorus not only honored SKAL Istanbul’s remarkable past but also symbolized its promising future.

With its proud 70-year history, SKAL Istanbul remains one of the strongest representatives of friendship, peace, and professional solidarity in Turkish tourism.

Long live SKAL Istanbul. Here's to many more successful decades ahead.

yilmazparlar@yahoo.com

17 Mayıs 2026 Pazar

Czech FoodFest 2026-Yılmaz Parlar


Yorumlar


  Gastronominin Diplomasisi İstanbul’da Buluştu

Czech FoodFest 2026, Lezzet ve Kültür Şölenine Dönüştü

Gastronomi artık yalnızca yemek kültürü değil; ülkelerin kimliğini, tarihini, yaşam tarzını ve medeniyet birikimini dünyaya anlatan en güçlü kültürel diplomasi araçlarından biri olarak kabul ediliyor.

Bir milletin mutfağı; onun hafızası, coğrafyası ve ruhudur. İşte tam da bu anlayışla düzenlenen “Czech FoodFest 2026 – Çek Cumhuriyeti Yemek Festivali”, İstanbul’da unutulmaz bir kültür ve lezzet şölenine dönüştü.

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová ev sahipliğinde, 16 Mayıs 2026 tarihinde Tünel Midpoint’te gerçekleştirilen festival; diplomasi, gastronomi, müzik ve kültürü aynı sofrada buluşturdu.

İstanbul’un seçkin davetlilerinin katıldığı etkinlik, yalnızca bir yemek festivali değil; Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasındaki dostluğun ve kültürel yakınlaşmanın güçlü bir sembolü oldu.

Çek Mutfağının Asırlık Lezzet Yolculuğu

Festival boyunca Çek mutfağının geleneksel ve karakteristik tatları konuklara sunuldu. Orta Avrupa mutfak kültürünün en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Çek mutfağı; yoğun aromaları, uzun pişirme teknikleri, et ve sos dengesiyle dünya gastronomisinde özel bir yere sahip bulunuyor.

Festivalde sunulan geleneksel Çek yemeklerine ilişkin detaylı bilgiler ise Barbora Hitaj tarafından şahsıma paylaşıldı. Menüde yer alan özel tarifler, Çek mutfağının köklü gastronomi kültürü hakkında bana bilgiler sundu

Festivalde sunulan özel lezzetler arasında:

Beyaz ve kırmızı lahana eşliğinde servis edilen geleneksel ördek eti ve Çek usulü hamur köftesi

Sebzeli kremalı sos ile hazırlanan meşhur “Svíčková na smetaně”

Geleneksel gulaş çorbası

Şinitzel ve patates salatası

Tarçın ve elmalı özel Çek strudeli

büyük ilgi gördü.

Özellikle gulaş çorbası, misafirlerin en çok konuştuğu lezzetlerden biri oldu. Uzun süre ağır ateşte pişirilen et, yoğun kırmızı biber aroması ve doğal et suyuyla hazırlanan bu geleneksel tarif; Çek mutfağının karakterini adeta tek başına yansıttı.

Tatlı bölümünde sunulan elmalı strudel ise ince hamuru, elma ve tarçın dengesiyle adeta Avrupa pastacılık kültürünün zarif bir imzası gibiydi.

Bohemya’nın Dünyaca Ünlü Bira Kültürü

Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri de Çek bira kültürü oldu. Dünyanın kişi başına en fazla bira tüketen ülkelerinden biri olan Çek Cumhuriyeti, bira üretimindeki yüzlerce yıllık geleneğiyle tanınıyor.

Özellikle Bohemya bölgesinde üretilen Budvar biraları; geleneksel üretim teknikleri, yüksek malt kalitesi ve aromatik dengesiyle dünya bira kültüründe özel bir yere sahip. Festival boyunca açık ve koyu Budvar fıçı biraları büyük ilgi görürken, düzenlenen bira ustalık atölyesi de katılımcılardan tam not aldı.

Konuklar, Çek biracılığının yalnızca bir içecek kültürü değil; aynı zamanda sosyal yaşamın, dostluğun ve paylaşımın önemli bir parçası olduğunu yakından deneyimleme fırsatı buldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Zarafet ve Samimiyet Dolu Konuşma

Festivalin açılış konuşmasını yapan Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová, davetlileri sıcak ve samimi sözlerle karşıladı.

Başkonsolos Hajflerová konuşmasında, festivalin yalnızca yemek sunmak amacı taşımadığını; dostlukları güçlendiren, kültürleri yakınlaştıran özel bir buluşma olduğunu vurguladı.

Konuşmasında Çek mutfağının önemli temsilcileri olan şefler Kristyna Kocánková ve Petr Král’ın Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından festivale özel gönderildiğini belirten Hajflerová, Güney Bohemya Üniversitesi’nden Dr. Václav Nebeský’nin de Çek balık kültürünü tanıtmak amacıyla etkinlikte yer aldığını ifade etti.

Festivalin gerçekleşmesine katkı sağlayan Midpoint, Škoda Yüce Auto, Twisto, Evolog ve tüm sponsorlara teşekkür eden Hajflerová’nın mütevazı ve içten tavırları geceye damga vurdu.

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerovákonuşmasın sonunda  Çek Konsolosluğu ekibine ve ekip lideri René Daněk başta olmak üzere organizasyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına özverileri, disiplinleri ve dayanıklılıkları için özel teşekkür etti.

Asalet Detaylarda Gizlidir

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri ise Başkonsolos Olga Hajflerová’nın sergilediği zarafet oldu.

Protokol mesafesinin arkasına saklanmayan Hajflerová, etkinlik sırasında yemek standında herkes gibi sıraya girerek yemeğini aldı ve ardından benim bulunduğum Bistro Pub masasına gelerek sohbet etti.

Verdiğim basın desteğine gösterdiği bu ince vefa davranışı, davetliler üzerinde büyük takdir topladı. Gösterişten uzak tavrı, samimiyeti ve tevazusu; gerçek asaletin makamdan değil karakterden geldiğini bir kez daha ortaya koydu.

Diplomasinin sert yüzünün aksine, insan ilişkilerindeki sıcaklığı ve zarafetiyle dikkat çeken Olga Hajflerová, gece boyunca misafirlerle birebir ilgilenerek kültürel diplomasinin en güzel örneklerinden birini sergiledi.

Tolga Çevik’e Sürpriz Doğum Günü

Gecenin sürprizlerinden biri de Çek Konsolosluğu Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik için hazırlanan doğum günü pastası oldu.

Festival atmosferine ayrı bir renk katan sürpriz kutlama, davetlilerin alkışları ve neşeli anları eşliğinde gerçekleşti. Samimi görüntüler, gecenin yalnızca resmi bir diplomatik etkinlik değil; aynı zamanda dostlukların güçlendiği özel bir buluşma olduğunu gösterdi.

Misafirlerle kurulan  içten iletişim

Festival boyunca Çek Cumhuriyeti Ankara Elçiğinden gelen Military hava ateşe Albay Michal Barton, Çek Konsolosluğu’nun üst düzey isimlerinden Tolga Çevik, René Daněkve Jakub Dluhosch davetlilerle birebir ilgilenerek samimi sohbetleri ve sıcak yaklaşımlarıyla geceye ayrı bir değer kattı. Misafirlerle kurdukları içten iletişim, organizasyonun yalnızca diplomatik bir etkinlik değil; aynı zamanda dostluk ve kültürel paylaşım atmosferi taşıyan özel bir buluşma olduğunu gösterdi.

İstanbul’da Avrupa Rüzgârı Esti

Müzik, gastronomi, kültür ve diplomasi…
Czech FoodFest 2026, tüm bu unsurları aynı sofrada buluşturmayı başardı.

Ticho de Pre Cupé Band’in performansı eşliğinde devam eden gece boyunca konuklar; Çek lezzetlerini tattı, Bohemya bira kültürünü deneyimledi ve Avrupa’nın kalbinden İstanbul’a uzanan sıcak dostluk atmosferine tanıklık etti.

Festival sonunda davetlilerin ortak görüşü ise aynıydı:

“Bu sadece bir yemek festivali değil, kültürlerin sofrada buluştuğu unutulmaz bir deneyimdi.”

yilmazparlar@yahoo.com

Czech FoodFest 2026
Gastronomy Diplomacy Meets in Istanbul

Czech FoodFest 2026 Turned Into a Feast of Flavor and Culture

Gastronomy is no longer merely a food culture; it is now recognized as one of the strongest tools of cultural diplomacy, reflecting a nation’s identity, history, lifestyle, and civilizational heritage to the world.

A nation’s cuisine is its memory, geography, and soul. Organized with precisely this understanding, “Czech FoodFest 2026 – Czech Republic Food Festival” transformed into an unforgettable celebration of culture and flavor in Istanbul.

Hosted by the Consul General of the Czech Republic in Istanbul, Olga Hajflerová, the festival took place on May 16, 2026, at Tünel Midpoint, bringing diplomacy, gastronomy, music, and culture together at the same table.

Attended by distinguished guests from Istanbul, the event was not merely a food festival; it became a powerful symbol of friendship and cultural rapprochement between Türkiye and the Czech Republic.

A Century-Old Culinary Journey of Czech Cuisine

Throughout the festival, guests experienced the traditional and distinctive flavors of Czech cuisine. Considered one of the strongest representatives of Central European culinary culture, Czech cuisine holds a unique place in world gastronomy with its rich aromas, slow-cooking techniques, and perfect harmony of meat and sauces.

Detailed information regarding the traditional Czech dishes served at the festival was personally shared with me by Barbora Hitaj. The special recipes featured on the menu provided valuable insights into the deeply rooted gastronomic culture of Czech cuisine.

Among the specialties presented at the festival were:

Traditional roasted duck served with white and red cabbage alongside Czech-style dumplings
The famous “Svíčková na smetaně,” prepared with creamy vegetable sauce
Traditional goulash soup
Schnitzel with potato salad
Special Czech apple strudel flavored with cinnamon

These dishes attracted remarkable attention from the guests.

In particular, the goulash soup became one of the most talked-about flavors of the evening. Slowly cooked over low heat, enriched with intense paprika aroma and natural broth, this traditional recipe perfectly reflected the character of Czech cuisine.

The apple strudel served in the dessert section, with its delicate pastry and balanced apple-cinnamon flavor, stood out as an elegant signature of European pastry culture.

Bohemia’s World-Famous Beer Culture

One of the most remarkable highlights of the festival was Czech beer culture. The Czech Republic, known as one of the countries with the highest beer consumption per capita in the world, is globally recognized for its centuries-old brewing tradition.

Especially Budvar beers produced in the Bohemia region hold a distinguished place in world beer culture thanks to their traditional brewing techniques, high-quality malt, and aromatic balance. Throughout the festival, both light and dark Budvar draft beers attracted great interest, while the beer masterclass received full appreciation from participants.

Guests had the opportunity to experience firsthand that Czech brewing culture is not merely about beverages, but also an essential part of social life, friendship, and sharing.

A Speech Full of Elegance and Sincerity by Consul General Olga Hajflerová

Delivering the opening speech of the festival, Consul General of the Czech Republic in Istanbul Olga Hajflerová welcomed the guests with warm and sincere remarks.

In her speech, Hajflerová emphasized that the festival was not organized solely to present food, but rather to create a special gathering that strengthens friendships and brings cultures closer together.

She stated that chefs Kristyna Kocánková and Petr Král, prominent representatives of Czech cuisine, had been specially sent by the Ministry of Foreign Affairs of the Czech Republic for the festival. She also mentioned that Dr. Václav Nebeský from the University of South Bohemia participated in the event to introduce Czech fish culture.

Hajflerová also thanked Midpoint, Škoda Yüce Auto, Twisto, Evolog, and all sponsors contributing to the festival. Her humble and sincere attitude left a remarkable impression on the evening.

At the end of her speech, Consul General Olga Hajflerová extended special thanks to the Czech Consulate team, especially team leader René Daněk, and all colleagues involved in the organization for their dedication, discipline, and resilience.

True Nobility Lies in the Details

One of the most memorable moments of the evening was the elegance displayed by Consul General Olga Hajflerová.

Without hiding behind diplomatic protocol, Hajflerová stood in line like everyone else at the food stand to receive her meal and later came to the Bistro Pub table where I was seated to have a conversation.

This graceful gesture of appreciation for the press support I provided received great admiration from the guests. Her modesty, sincerity, and humility once again proved that true nobility comes not from position, but from character.

Contrary to the often rigid face of diplomacy, Olga Hajflerová drew attention throughout the evening with her warmth and elegance in human relations, presenting one of the finest examples of cultural diplomacy.

A Surprise Birthday Celebration for Tolga Çevik

One of the evening’s pleasant surprises was the birthday cake prepared for Tolga Çevik, Political Affairs and Press Officer of the Czech Consulate.

The surprise celebration added a joyful atmosphere to the festival and was accompanied by applause and cheerful moments from the guests. These sincere scenes demonstrated that the evening was not only an official diplomatic event but also a special gathering where friendships were strengthened.

Warm Communication with the Guests

Throughout the festival, Military Air Attaché Colonel Michal Barton from the Embassy of the Czech Republic in Ankara, along with senior members of the Czech Consulate including Tolga Çevik, René Daněk, and Jakub Dluhosch, personally interacted with guests through friendly conversations and warm hospitality, adding special value to the evening.

Their sincere communication with the attendees showed that the organization was not merely a diplomatic event, but also a meaningful gathering carrying the spirit of friendship and cultural exchange.

A European Breeze in Istanbul

Music, gastronomy, culture, and diplomacy…

Czech FoodFest 2026 successfully brought all these elements together at the same table.

Throughout the evening, accompanied by the performance of Ticho de Pre Cupé Band, guests tasted Czech delicacies, experienced Bohemian beer culture, and witnessed a warm atmosphere of friendship extending from the heart of Europe to Istanbul.

At the end of the festival, the common opinion among the guests was clear:

“This was not simply a food festival, but an unforgettable experience where cultures met around the same table.”

yilmazparlar@yahoo.com

14 Mayıs 2026 Perşembe

29. Avrasya Ekonomi Zirvesi-Dünya Gündemi-Yılmaz Parlar


Yorumlar


   

Küresel Sorumluluk Vurgusu

 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Dünyanın Gündemi İstanbul’da Masaya Yatırıldı

“Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur”

Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, dünyanın farklı coğrafyalarından devlet adamlarını, diplomatları, akademisyenleri, dini liderleri, iş insanlarını ve kanaat önderlerini İstanbul’da bir araya getirdi.

WOW Otel & Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirve; savaşlardan enerji krizine, küresel barıştan kadın haklarına, çevre sorunlarından ekonomik dönüşüme kadar birçok kritik başlığın ele alındığı uluslararası bir diplomasi ve fikir platformuna dönüştü.

Zirvenin ana mottosu olan “Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur” mesajı, farklı görüşlerin özgürce tartışıldığı küresel diyalog anlayışını bir kez daha ortaya koydu.

Savaş Sonrası Dünya’da Enerji ve Ekonomi Tartışıldı

Zirvenin dikkat çeken oturumlarından biri olan:

“Savaş, Terör, İhtilaf ve İstemsiz Göç’le Birlikte Savaş Sonrası Dünya’da Enerji ve Ekonomi”

Başlıklı oturumda; enerji güvenliği, küresel göç hareketleri, ekonomik kırılganlıklar ve savaşların dünya piyasalarına etkileri masaya yatırıldı.

Kuzey Makedonya Enerji Bakanı Sanja Božinovska’dan, Yunanistan eski Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopoulos’a; Hırvatistan eski Başbakanı Jadranka Kosor’dan Romanya Prensi Radu’ya kadar birçok önemli isim aynı platformda buluştu.

Oturumda özellikle;

enerji arz güvenliği,

savaş sonrası ekonomik yeniden yapılanma,

Avrupa’nın enerji politikaları,

bölgesel iş birlikleri,

sürdürülebilir kalkınma stratejileri

üzerinde duruldu.

Uluslararası katılımcılar, dünyada artan jeopolitik gerilimlerin yalnızca siyasal değil; ekonomik, insani ve sosyal sonuçlar da doğurduğunu vurguladı.

Küresel Barış İçin Ortak Mesaj

3. Oturum, “Küresel Barış”

Marmara Grubu Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Lale Aytaç Nalbant moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Küresel Barış” oturumu, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu.

Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Kristo, Lübnan eski Başbakanı Hassan Diab, Moldova eski Başbakanları Chiril Gaburici ve Dumitru Braghis, Polonya eski Başbakanı Marek Belka ile Birleşik Krallık Lordlar Kamarası Üyesi Jack McConnell’in katıldığı oturumda; savaşların insanlık üzerindeki etkileri, diplomatik çözüm yolları ve yeni dünya düzeni tartışıldı.

Katılımcılar, dünyada yükselen kutuplaşmaya karşı diplomasi, diyalog ve çok taraflı iş birliğinin önemine dikkat çekerek, kalıcı barışın ancak ortak akıl ve karşılıklı anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti.

“Su ve Yeşilin Tükendiği Bir Gezegende Yaşamak” Oturumuna Büyük İlgi

4. Oturum,

“Avrasya Ekonomi Zirvesi Küresel Sorumluluk Platformudur”

Konu:

“Su ve yeşilin tükendiği bir gezegende yaşamak”

Zirvenin en anlamlı ve en stratejik başlıklarından biri olarak öne çıkan bu oturumda, insanlığın karşı karşıya olduğu çevresel tehditler kapsamlı şekilde ele alındı. İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, tarımsal krizler, çevresel göçler ve sürdürülebilir yaşam modelleri üzerine yapılan değerlendirmeler; yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin kaderini belirleyecek küresel bir alarm niteliği taşıdı.

Farklı dinlerden ruhani liderlerin, devlet adamlarının, akademisyenlerin ve ekonomi temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşması; çevre sorunlarının artık sadece ekolojik değil aynı zamanda ekonomik, sosyal, ahlaki ve insani bir mesele olduğunu ortaya koydu.

Ekümenik Patrik Bartholomeos, Şeyh-ülislam Allahşükür Paşazade, Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Danilo Türk ve birçok uluslararası ismin katıldığı oturumda; dünyanın geleceği için ortak sorumluluk anlayışının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Kadın Hakları ve Demokrasi Zirvenin En Güçlü Mesajlarından Biri Oldu

5. Oturum:

“Demokrasi, Kadınlar ve Barışın Geleceği”

“Gücün Hukuku Yeniden Yazdığı Bir Dünyada: Kadın Hakları”

Kadın hakları, demokrasi ve barış ilişkisini merkeze alan bu oturum, zirvenin en güçlü sosyal mesajlarından birini verdi. Dünyada artan savaşlar, siyasi krizler ve güç mücadeleleri içerisinde kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar ele alınırken; toplumsal barışın kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal hayattaki etkinliğiyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.

Uluslararası katılımcılar; kadın haklarının yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda demokratik toplumların temel güvenlik ve kalkınma unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Hukukun üstünlüğünün zayıfladığı dönemlerde en büyük mağduriyetleri kadınların yaşadığına dikkat çekilen oturumda, kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığının artırılması gerektiği mesajı verildi.

Farklı ülkelerden siyasetçiler, akademisyenler ve diplomasi temsilcileri; kadınların barış süreçlerinde aktif rol üstlenmesinin, küresel istikrar açısından kritik önemde olduğu konusunda ortak görüş bildirdi.

Zirvede Göz Dolduran Stand, LORIS

Zirvenin dikkat çeken markalarından biri de Loris oldu.

Loris, premium parfüm koleksiyonlarıyla katıldığı 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde iş dünyası, diplomasi ve farklı sektörlerden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Markanın özellikle Niche ve Kreasyon koleksiyonları, özgün koku profilleri ve kalıcılığıyla öne çıktı.

Uluslararası platformlarda marka bilinirliğini artırmayı hedefleyen Loris, zirve boyunca gerçekleştirdiği temaslarla global büyüme vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’den dünyaya uzanan başarı hikâyesini premium segmentte güçlendirmeyi sürdüren marka, üretim kapasitesi ve ihracat ağıyla sektörün dikkat çeken temsilcileri arasında yer aldı.

Manisa Mesir Macunu Standı Yoğun İlgi Gördü

Zirvenin renkli ve geleneksel atmosfer oluşturan standlarından biri de Manisa Belediyesince Manisa Mesir Macunu standı oldu. Katılımcılara ikram edilen mesir macunu, hem yerli hem yabancı davetlilerin büyük ilgisini çekti.

Osmanlı döneminden günümüze uzanan tarihiyle bilinen mesir macunu; onlarca baharat ve doğal ürünün karışımından oluşan geleneksel bir şifa kültürü olarak tanınıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan bu özel lezzet, Türkiye’nin kültürel zenginliğini uluslararası misafirlere tanıtma açısından da önemli bir rol oynadı.

Zirve boyunca standı ziyaret eden konuklara mesir macunu dağıtılırken, Türk kültürünün geleneksel tatları da büyük beğeni topladı.

yilmazparlar@yahoo.com

The World Agenda Discussed at the 29th Eurasian Economic Summit

Global Responsibility Emphasis:

“Eurasian Economic Summits Are a Free Platform”

The 29th Eurasian Economic Summit, organized by the Marmara Group Foundation, brought together statesmen, diplomats, academics, religious leaders, business figures, and opinion leaders from different parts of the world in Istanbul.

Held at WOW Hotel & Convention Center, the summit transformed into an international diplomacy and idea platform where many critical issues were discussed, ranging from wars to the energy crisis, from global peace to women’s rights, and from environmental problems to economic transformation.

The summit’s main motto, “Eurasian Economic Summits Are a Free Platform,” once again highlighted the importance of global dialogue where different opinions can be discussed freely.

Energy and Economy in the Post-War World Discussed

One of the summit’s most remarkable sessions was titled:

“Energy and Economy in the Post-War World Together with War, Terror, Conflict and Forced Migration”

During the session, energy security, global migration movements, economic fragilities, and the impact of wars on world markets were discussed extensively.

Important international figures participated in the panel, including North Macedonian Energy Minister Sanja Božinovska, former Greek Foreign Minister Dimitris Avramopoulos, former Croatian Prime Minister Jadranka Kosor, and Prince Radu of Romania.

The discussions mainly focused on:

energy supply security,

post-war economic restructuring,

Europe’s energy policies,

regional cooperation,

sustainable development strategies.

Participants emphasized that rising geopolitical tensions create not only political but also economic, humanitarian, and social consequences worldwide.

A Common Message for Global Peace

Session 3: “Global Peace”

Moderated by Marmara Group Foundation Board Member Lale Aytaç Nalbant, the “Global Peace” session became one of the summit’s most significant moments.

The session featured high-level participants including Bosnia and Herzegovina Chairwoman of the Council of Ministers Borjana Kristo, former Lebanese Prime Minister Hassan Diab, former Moldovan Prime Ministers Chiril Gaburici and Dumitru Braghis, former Polish Prime Minister Marek Belka, and UK House of Lords member Jack McConnell.

The panel addressed the humanitarian consequences of wars, diplomatic solution mechanisms, and the emerging global order.

Participants stressed that diplomacy, dialogue, and multilateral cooperation are essential against increasing global polarization, emphasizing that lasting peace can only be achieved through mutual understanding and common wisdom.

Great Interest in the Session:

“Living on a Planet Where Water and Green Are Depleting”

Session 4:

“The Eurasian Economic Summit Is a Platform of Global Responsibility”

One of the most meaningful and strategic topics of the summit focused on environmental threats facing humanity. Climate change, depletion of water resources, agricultural crises, environmental migration, and sustainable living models were discussed in depth.

The session carried the character of a global warning not only for today but also for future generations.

The gathering of religious leaders, statesmen, academics, and economic representatives around the same table demonstrated that environmental problems are no longer merely ecological issues, but also economic, social, moral, and humanitarian concerns.

Participants emphasized the need to strengthen a shared sense of responsibility for the future of the world.

Women’s Rights and Democracy Became One of the Summit’s Strongest Messages

Session 5:

“Democracy, Women and the Future of Peace”

“Women’s Rights in a World Where Power Rewrites Law”

Focusing on the relationship between women’s rights, democracy, and peace, this session delivered one of the summit’s most powerful social messages.

As wars, political crises, and power struggles continue worldwide, the challenges faced by women were addressed while emphasizing that social peace is directly linked to women’s active participation in social, economic, and political life.

International participants stated that women’s rights are not only a matter of equality but also one of the fundamental pillars of democratic security and development.

The session highlighted that women often become the greatest victims during periods when the rule of law weakens, while also stressing the importance of increasing women’s representation in decision-making mechanisms.

Representatives from different countries agreed that women’s active participation in peace processes is critically important for global stability.

LORIS Became One of the Most Remarkable Stands at the Summit

One of the standout brands at the summit was LORIS.

Participating with its premium perfume collections, LORIS attracted significant attention from visitors coming from diplomacy, business, and various professional sectors. The brand’s Niche and Creation collections stood out with their unique fragrance profiles and lasting quality.

Aiming to strengthen its international brand recognition, LORIS once again demonstrated its global growth vision throughout the summit. Supporting its success story extending from Türkiye to the world with innovative products, the brand continues to expand with its strong production infrastructure and export network.

Manisa Mesir Paste Stand Drew Major Attention

One of the summit’s most colorful and traditional stands belonged to the Manisa Municipality’s Mesir Paste presentation.

The famous Mesir Paste, offered to participants, attracted great interest from both local and international guests.

Known for its history dating back to the Ottoman era, Mesir Paste is recognized as a traditional healing culture made from dozens of spices and natural ingredients. Included in UNESCO’s Intangible Cultural Heritage List, this special delicacy played an important role in introducing Türkiye’s rich cultural heritage to international visitors.

Throughout the summit, guests visiting the stand were offered Mesir Paste while traditional Turkish flavors received widespread appreciation.

yilmazparlar@yahoo.com

Sağlık Turizminde Tarihi İmza-Yılmaz Parlar

Siyaset Ekonomi Turizm Otomotiv Gayrimenkul Sağlık Gıda Bilişim Teknoloji Gastronomi Kita...